Bursa Hakimiyet

Afganistan para ve Suudi Arabistan

Amerika’nın Suudi Arabistan’ın parasına ihtiyacı vardı. 1973’lerde Suudiler dünyanın en güçlü, en zengin ekonomisiydi ve paralarını istedikleri gibi harcayabiliyor, kimseye hesap vermiyorlardı. 
ABD Suudilerin Afganistan’daki gizli savaşı finanse etmesini istedi ama başka bir isteği daha vardı. Afganistan toprakları Amerikan askerleri için tamamen yabancı bir bölgeydi. 
ABD’nin Afgan kabilelerinde, aşiretlerinde istihbaratı ve bölgeyi tanıyan CIA ajanları da yoktu. Bölgede sadece Amerikan narkotik ajanları ve dünya eroininin büyük kısmını sağlayan afyonun yıllık üretimini izleyen CIA narkotik ajanları çalışıyordu.
Amerika Afganistan’ı yeterince tanımadığı için 1980’de yardım istemek için Suudilere döndü. Suudi Vahhabi din anlayışını stratejik bir değer olarak görmek politikasını uyguladı. 
ABD anlaşmayı şöyle yapılandırdı: Suudiler, CIA Afganistan’da Sovyetlere karşı bir gerilla savaşı başlatması için yapacağı gizli çalışmalara destek için para ve personel verecekti. Amaç, ABD aceleyle silahlanırken, Sovyetleri zor durumda bırakmaktı. Bu nedenle ABD ve tutucu Müslümanlar müttefik olacaklar, işbirliği yapacaklardı.
Pakistan Amerika’nın uzun zamandan beri müttefikiydi. Pakistan, Sovyet altındaki Afganistan ve Sovyet yanlısı Hindistan arasında sıkışıp kalmaktan korkuyordu. 
Üçlü bir ittifak yapıldı. ABD eğitim, koordinasyon ve stratejik istihbarat sağlayacaktı. Suudiler para ve mücahitler vereceklerdi. Pakistanlılar ise çalışma alanıyla, Sovyet istilasına karşı savaşacak Afgan güçleriyle bağlantı için kendi istihbarat servisi ISI’nın desteğini verecekti.
Jimmy Carter, hepsinin kaderini tayin edecek bu anlaşmanın imzasında başkanlık yaptı. Yönetimin başındayken, Amerika’nın     “aşırı komünizm korkusu”ndan söz etmişti. 
Sovyetler Birliği’ni mahvetme konusunda katı düşünmüyor, onlarla anlaşarak, on yıldan beri devam eden zayıflama dönemine bir son vermek istiyordu. Carter hiç kuşkusuz, Sovyetlere Afgan gerillalarına destek vermenin, Sovyetler Birliği’nin çöküşüne ve bir kuşak sonra da El- Kaide’nin doğuşuna yardımcı olacağını düşünemezdi elbette; mantıklı hiç kimse de düşünemezdi bunu.
İran- Irak savaşı yaklaşık on yıl sürdü ve milyonlarca insan öldü. Sonunda Irak kazandı göründü oysa Irak, İran’dan biraz daha az hırpalanmıştı. Saddam Amerika’dan cesaret alarak Kuveyt’e girdi.  ABD istilaya karşı çıktı. Suudiler, ABD’ye önce Çöl Kalkanı savunma harekatı sonra Çöl Fırtınası harekatı izni verdiler.