Bursa Hakimiyet

Avrupalılar ve Endülüs

Prof. Dr. Bekir Karlığa:” Avrupalılar için Endülüs, erişilmesi güç parlak bir medeniyetin merkeziydi” diyor ve ekliyor; “Avrupa’nın en büyük kütüphanesinde 950 kitap varken sadece Halife II. Hâkem’in Kurtuba’daki kütüphanesinde bulunan kitapların fihristi tam 40 cilt tutuyordu. (950’lerde dünyanın en büyük kütüphanesi bugün İsviçre’de bulunan St. Gallendeydi ve sadece 950 kitap vardı).
Kendi medeniyetinden bihaber olan toplumların, yabancılar tarafından kendilerine sunulan yalanlara, ithamlara, benzetmelere, yakıştırmalara verecek cevapları yoktur. Yalınız tarih bilgisi değil, mukayeseli tarih bilgisi bunun için önemlidir.
“Ortaçağ” tabiri Batı’ya aittir. Batı’nın tarih sınırlandırmasının dünyaya kabul ettirdiği bir yaklaşımdır. Şunu bilmeliyiz ki, İslam dünyasının Ortaçağı, Batı’nın modern çağıdır. İslam dünyası Ortaçağa 18. yüzyılda girdi. Ondan evvelki dönemler bizim altın çağımızdı.
 İslam dünyası altın çağındayken Batı dünyası karanlık çağda boğuşuyordu. Bunun sebebi, Batı Roma’nın yıkılışı ve Doğu Roma’nın Hıristiyanlaşmasıdır. 5. yüzyılda barbar istilasıyla Batı Roma yıkıldı. Barbar istilası olarak bilinen bu olayın sonunda okuma yazma dahi bilmeyen kuzey kavimleri Germenler ve Keltler Roma’ya hakim oldular.
Bunu fırsat bilen kilise mensupları halkın kültürel ve bilimsel gelişmelerini önlemek için zaten cahil olan bu kavimlere,” Sizin öğrenmeye ihtiyacınız yok, Tanrı her şeyi kutsal kitapta belirtmiştir, kutsal kitabı da siz anlayamazsınız, biz size açıklarız” dediler. Özetle 8. yüzyılda bazı kasabalarda ancak 3-5 kişi okuma yazma biliyordu. Kilise bu insanlara Latince öğretmek yerine kendi “istediği şekilde” anlatmayı tercih etti.
Aynı günlerde Doğu Roma’da, yani Bizans’ta klasik kültür kafirlerin eseri  olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Kendileri Yunan kökenli olan ve Yunanca konuşan bu insanlar Antik Çağda üretilen Yunan felsefesine dair eserleri dahi bulamaz, okuyamaz ve anlayamaz oldular. 
Nihayet 525’te Justinyen, Atina felsefe okulunu kapattı ve filozofların hepsini Bizans’tan sürdü. Eski Yunan kültürünü yurdu olan bu topraklarda Yunan felsefesi kaybolup gitmek tehlikesiyle yüz yüze geldi.
Böylece Avrupa’yı büyük bir cehalet kapladı. Bir örnek olmak üzere; 9. yüzyılda Batı Avrupa’da din dışı (profan) kültüre dair eserlerin sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kadardı. Ünlü felsefe tarihçisi Emile Brehier, 9. yüzyılda kültürün yalnızca kitaba dayalı olduğunu, Avrupa’da din dışı kültüre dair 3-5 kitabın tedavülde olduğunu esefle bildiriyordu.
Prof. Dr. Bekir Karlığa –mülakat-Derin Tarih. Özel sayı-4