Bursa Hakimiyet

Başbakan’ın İran ziyareti

Uluslararası ilişkilerde, 3-5 yıllık süre ülkeler için avantaj, dezavantaj anlamında geçicidir, sonuca yönelik bir gösterge değildir. Suriye’deki gelişmeleri analiz etmeye çalışırken buna dikkat etmek lazım.

Şu anda Kuzey Afrika- Ortadoğu- Güney Asya merkezli devam eden güç hesaplaşmasının nereye doğru evrileceği, son tahlilde hangi ülkeleri kasıp kavuracağı, çıkmaza sokacağı henüz net değildir. Ama ciddi bir hesaplaşmanın en tehlikeli hali yaşanıyor. Kriz çok keskin ve çok taraflı…

Suriye’deki gelişmeler şu an en çok Türkiye’yi etkiliyor. İran ise avantajlı bir konumda görünüyor. İran bugün bölgesel kaosa fırsatçı bir gözle bakıyor, mevzi kazanmayı hedefliyor. Başbakan Davutoğlu’nun İran ziyareti bu bakımdan önemli. İran, bugünün verdiği sarhoşluktan nasıl çıkar, Başbakan bu ziyarette İran’ı ne kadar etkiler bilinmez, ama İran bu politikalarını sürdürmeYe devam ederse ileride Türkiye’den çok daha acı bir saldırıya maruz kalacaktır. Başbakan İran’a en azından bunu hatırlatabilir.

Türkiye ve İran bu coğrafyanın en güçlü iki ülkesidir. Bu iki güçlü ülke coğrafya ile ilgili politikalarını beraber yürütecek olsalar bu güç savaşlarını tersine çevirebilirler. Bu ziyaret bunların konuşulması için önemlidir ve konuşulma ihtimali yüksektir. Bu ziyaretin orta vadede fayda getirmesini ümit ediyorum.

Tahran çok iyi biliyor ki, Suriye meselesi küresel bir meseledir ve bölgesel savaşın servis edildiği alandır. Öyle ki, Kızıldeniz-Basra Körfezi- Akdeniz arasında kalan bütün coğrafya savaş bölgesi olarak öne çıkarılmaktadır.
Yüzyıl önce olduğu gibi, yeni bir Ortadoğu biçimlendirmek, ağırlıklı olarak demografi, enerji, mezhep eksenli yeni bölgeler, haritalar dayatılacaktır. Türkiye dahil İran, Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkeleri bu tehlikeden uzak değildir.

Yüzyıl önce Osmanlı yıkılırken bu coğrafyada neler yaşandığını, nasıl oyunlar tezgahlandığını İngiliz arşivlerinde bulmak mümkün ancak İngilizler bu arşivleri hala gizli tutuyor. İlginçtir ki Türkiye de bu arşivleri açmış değil. Neden?...