Bursa Hakimiyet

Batı kanonu

Harold Bloom, edebiyat eleştirmeni. Bloom yirmi altı yazar üzerinden “batı kanonu”nun yazılabileceğini söyler. Aslında tam bir “batı kanonu” için en az dörtyüz yazarın işlenmesi gerektiğini  belirtir. Sayıyı biraz daha abartıp, üç bin kitaptan söz ettiği de olur. Bloom yirmi altı merkezi yazar eş liğinde bütün bir batı kanonunu yazmak istemiş ve kısmen bunda başarılı olmuştur.
Bloom, kitap boyunca bazen yoğun bazen de değinme şeklinde “Kırgınlık Üniversitesi” diye paran teze aldığı Marksist, Feminist, Yeni Tarihselci ve Yapıbozumcu akım ve düşünürlerle kafa bulur. Bu karşı çıkış, kafa bulma veya eleştiri, kitabın etkisini ve etkinliğini artırır; neredeyse motoru diyebileceğimiz bir işlev görür.
Çünkü aslında Batı’nın edebi kanonları hangileridir diye bir tartışma yoktur. Shakespeare, Dante, Goethe, Tolstoy veya Cervantes’in kanonluğunu kimse inkar etmez. Sıkıntı bunların nasıl yorumlandığında, değerini yükseltip düşürmede yatar.
 Feministler Bloom tarafından” evrensel” denilen, batı kanonunu “ataerkilik”le, Marksistler “sınıf çatışması”yla açıklar. 
Yeni tarihselciler “değişen güç ilişkiler”yle, Yapıbozumcular ise” dil ve metinler arası okuma”yla. Bloom bir nevi “Bu mudur yani ?!” diye sorar. Ve eğer buysa sanat ölmüştür, ger-çekten yazar da ölmüştür, o zaman ölümsüz eserlerlerden söz etmek mümkün değildir, çünkü sonunda kanon ölmüştür der.
Bloom’un itirazına katılmamak mümkün değil. Fakat Bloom’un itirazı sonucunda ulaştığı fikre de katılmak mümkün değil. Bloom haklı bir itirazdan yanlış sonuçlara ulaşır. Diğer bir ifadeyle Batı Kanon Bloom pire için yorgan yakar. O Marksistlere kızıp bütün ideolojileri, siyasi hareket ve etkileri reddeder. Feministlere kızıp, cinsel ayırımın sonuçlarını görmezden gelir. Yapıbozumcuların ortaya çıkardığı felsefenin yanından bile geçmez. Bir nevi sanat denilince toplum, devlet, aile, iktisat ve tarihi kaldırıp atar. 
Tabii asıl, toplumu toplum yapan din ve ahlakı düşmanlaştırır  ve karşı çıktığı bütün okumaların, sonuçta yapmaya çalıştığı şeyi, farklı bir şekilde gerçekleştirmeye çalışır.( Ömer Yalçınova)
Bloom her şeyi sekülerizme indirger. Aslında birer dini, ahlaki veya  siyasi kitap olarak okunacak metinleri sekülerlikle taçlandırmaya veya onlardaki az buçuk bulunan dünyeviliği abartmaya çalışır. 
Bu yüzden tespitleri çok zayıf kalır. Çünkü Bloom eleştirdiği kuramcılar gibi nefretten yola çıkar. Bu yüzden aslında Bloom’un Batı Kanonu’ndaki bütün cümleleri tartışmalıdır.( Batı Kanonu- İthaki Yay.)