Bursa Hakimiyet

Batı’ya doğru akan nehir

Simdiye kadar düşünce, bilim, felsefe, sanat, kültür ve medeniyet söz konusu edildiğinde, hep Batı merkezli yaklaşımlar ön plana çıkarılmıştır. Adeta bu alanların sadece Batı’ya özgü olduğu vurgulanmıştır. Doğu’nun ve özellikle de İslam dünyasının katkıları hep göz ardı edilmiştir. Sanat Batı’nın tekelindedir. Kültür Batı’ya aittir. Medeniyet Batı’nın malıdır. Diğer toplumlarda veya bölgelerde ortaya çıkan düşünce, bilim, felsefe, sanat, kültür ve medeniyet birikimleri ise ya toptan reddedilir ya da hiç görmezlikten gelinir. İslam’ın ve İslam dünyasının katkılarına gelince, ya hiç bahis konusu edilemez ya da önemsiz birkaç atıfta yetinilir.
Geçen üç asırda egemen olan bu yaklaşımın sinema ve televizyona uyarlanmış tipik örneklerinden birisi, ünlü İngiliz sanat tarihçisi Baron Kenneth Clark’ın 1969 yılında BBC için hazırlayıp sunduğu Medeniyet isimli belgeselidir. Döneminde çok çok yankı uyandırdığı gibi günümüzde de hala bir klasik olarak önemini koruyor. Belgeselde Clark “Medeniyet”ten söz ederken yalnız Batı medeniyetini dikkate alır ve bu medeniyetin diğer medeniyetlerden farklı ve üstün taraflarını gözler önüne sermekle yetinir.
Clark’ın dünya görüşünde, Roma’nın düşüşüyle 12. Yüzyıl Rönesansı arasındaki “ karanlık çağ” medeniyet özelliklerini taşımaz. Ne Hıristiyanlığın Batı’da yayılışına, ne Kapadokya’da şekillenişine, ne Müslümanlığın ortaya çıkışına, ne Abbasi dönemi bilgeliğine, ne parlak Endülüs medeniyetine atıf yapar. O, Bizans’ın Ravenna’sını, Kelt Hebridlerini, Norveç Wikinglerini , hatta Charlemagne’ın Aachen’ını bile dışlar. Harvard Üniversitesi’nden Niall Ferguson yazdığı eserinde Clarc’ın bu yaklaşımını eleştiriyor.
 Medeniyet (kelimenin) etimolojisinin de gösterdiği gibi, şehirler etrafında gelişir. Bir şehrin kanunları- medeni ya da değil- şehrin duvarları kadar, ve gelenekleri, yaşayanların örf ve adetleri- medeni ya da değil- sarayları kadar önemlidir. Medeniyet sanatçıların çatı katları ile ilgili olduğu kadar, bilim adamlarının laboratuvarları ile de ilgilidir. Manzarası ile ilgili olduğu kadar, toprak kullanım hakları ile de ilgilidir.
 Medeniyetin başarısı, sadece estetik başarılar ile değil, insanların hayat kalitesi ve istikrarı ile de ilgilidir. Hayat kalitesinin pek çok yönü vardır, bunlar kolay kolay ölçülemez. Medeniyet, en büyük insan örgütlenmesi birimidir. Medeniyet aslında uzun hikayedir.