Bursa Hakimiyet

“Bâve Kürdân”

II. Abdülhamid, Kürtler arasında en fazla sevilen padişah konumundaydı. Bölge halkı Onu” Bâve Kürdân” Kürtlerin Babası lakabıyla anmaya başlamıştı.
1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı’yla birlikte statükolarını kaybeden Kürt Beyleri- aşiret reisleri kıyama kalktılar. İsyan eden liderler,beyler,aşiret reisleri, şeyhler kendilerine taraftar çekmek için “kitlesel hak” argümanını kullandılar. Bunun daha açık ifadesi Kürtlüktü.
II. Abdülhamid, 1876’da 34 yaşında tahta çıktığında kendisini iç ve dış sorunların ortasında buldu. Sorunlardan biri de Doğu meselesiydi. Abdülhamid, sıkıntıyı doğru teşhis etmişti. İlk yaptığı uygulama “merkezi yapıya” zarar vermeden yeni uygulamalara geçti. Özetle şöyleydi:
Kürt aşiret reislerinin sıkıntılarını gidermek ve Kürt halkının askerlik problemlerini mahallinde çözmek için Hamidiye Alayları teşkil ettirdi. Kürt beylerini rütbelendirerek bu alaylara komutan tayin etti.
Aşiret reislerinin çocukları başta olmak üzere, ileri gelenlerin çocuklarını harp okullarına aldırdı böylece,”şahsi gelecek” kaygılarını gidermiş oldu.
Ayrılıkçı fikirlerin zemin bulmasına fırsat vermemek için, aşiret mektepleri açtı ve Kürt çocuklarının burada eğitim ve öğrenim görmelerini sağladı. Kürt ulemasının kırgınlığını gidermek için Doğu medreselerine maddi yardımlarda bulundu.
Kaderin cilvesi, çöküş kaçınılmazdı; Yemen, Sarıkamış, Kutul-Amare, Irak, Kanal, Filistin, Çanakkale derken, kapımıza Mondros va Sevr gelip dayandı.(Prof.Dr. Mehmet Çelik)
Batılı ülkelerin uzun yıllar süren tahrik ve destekleri, milliyetçilik duygularının oluşması, istikbaldeki milli ve mutlu tebaaya artık laf anlatılamazdı. Hıristiyan teba artık kendini “öteki” görüyordu.
Emperyal devletlerin Sevr’deki toplantısına Kürt kökenli Şerif Paşa, bazı Kürt aydınlarıyla katıldı ve Sevr’de Kürtlerle ilgili bazı kararlarda etkili oldu. Ancak Kürt aşiretlerinin tepkisi çok sert oldu. Paris’e protesto telgrafları, Osmanlı Meclis-i Mebusan’a ise bağlılık telgrafları yağdı. 10 Kürt aşireti Fransa’ya gönderdikleri telgraflarla Şerif Paşa’yı protesto ettiler. Bölgenin 22 büyük aşireti Türklerle beraber yaşamak istiyoruz diye deklarasyon yayınladılar.
İsmet Paşa Lozan’da Batılı ülkelere;” Ben burayaTürk ve Kürt halkının temsilcisi olarak geldim…” dedi. Millet Meclisi’ndeki Kürt milletvekilleri İsmet Paşa’ya desteklerini bildirdiler. Yine Lozan’da görüşmeler devam ederken Bitlis, Erzurum, Mardin, Muş,Siirt, Urfa, Diyarbakır,Van milletvekilleri bir deklarasyonla, Türklerle Kürtlerin     kıyamete kadar beraber yaşamak istediklerini dünyaya ilan ettiler.