Bursa Hakimiyet

Bilgisiz / cahil şehirler

Farabi, felsefi sisteminin mantıktan metafiziğe bütün boyutlarında, mutluluk kavramı etrafında örülen etik- politik bir hedefi gerçekleştirmeye çalışmaktadır.
       Farabi, erdemsiz başkan, yönetim ve dinler arasından ilk olarak bilgisizlik temeline dayananı zikreder. Bilgisizlik temeli üzerine kurulmuş toplumlarda, ideal toplumsal örgütlenmenin gayesini oluşturan metafizik boyut göz ardı edilmiştir; onların gözettiği amaç, içerisinde yaşadığımız dünyaya maddenin dünyasına ait bir şeydir. Bu şey, ister sağlık ve afiyet gibi bu dünyada yaşamamızı mümkün kılan “ zorunlu iyiler”den birisi olsun, isterse “ zenginlik, haz, prestij, haşmet ve üstünlük” gibi insanın egosunu tatmin etmeye yönelik tutkulardan birisi olsun, “bilgisizlik esasına dayalıdır (cahilliye”, bu dünyaya aittir. Dolaysıyla gerçek mutluluğu verme özelliğinden yoksundur. Bilgisiz devletler/ şehirler, arzu ve hevesleri ile hareket etmeleri itibariyle, gerçek mutluluk ve insanın metafizik kaderi hakkında bilgisi olmayan ahali ve idarecilerden oluşmaktadır.
      Farabi, bilgisizlik temeline dayalı altı tür toplumdan bahseder:
a) Zorunlu ihtiyaçların karşılanması için bir araya gelen toplum. Bunlar, bu dünyaya ve bedene ait gereksinimleri çiftçilik, hayvancılık, avcılık ve soygunculuk gibi yollarla gidermek üzere kurulmuş devletlerdir.
b) Zenginlik devleti. Maddi zenginlikleri hayatın gayesi haline getiren maddeci bir esas üzerine kurulan bu toplumlarda, zenginlik tutkusu ve cimrilikten dolayı ihtiyaçtan fazla birikim sağlamak için işbirliği yapılır. Bu toplumların muteber/ideal insanı, zengin insandır. Bunlara göre zenginliğe götüren her yol meşrudur.
c) Bayağılık/düşüklük şehri/devleti. Yeme, içme ve cinsel ilişki gibi bedensel hazlarla oyun ve eğlence gibi hayali zevkleri elde etmede işbirliği yapan topluluktur. Hazza ulaşmak biricik amaçlarıdır.
d) Şeref ve üstünlük esasında oluşan toplum ve devlet, timokrasi.
e) Zorba devlet. Ahalisinin egemenlik elde etmek üzere bir araya gelip işbirliği yaptığı devlet ve şehirler. Bu tür toplumlarda egemenlik bir tutkudur. Egemenliğin gayesi kan dökmek, öldürmek köle yapmak ve mal elde etmektir.
f) Demokratik şehir, herkesin dilediğini yapıp özgürce davrandığı ve yasa karşısında herkesin eşit olduğu yönetim. Ahlaki yaşayış, düşünüş ve davranış bakımından çeşitliliğin alabildiğine çok olduğu bu toplumlarda gerçek otorite halktır.