Bursa Hakimiyet

Bir darbenin 2 merkezi

Dukaninzade Basri Bey, 1908 Aralık ayında açılan Osmanlı Mebusan Meclisi’ne tartışmalı bir seçim sürecinin yaşandığı Debre’den mebus olarak seçilmiş ve İttihatçı olarak girdiği meclisi İtilafçı bir mebus olarak terk etmek durumunda kalmıştır.
Basri Bey Arnavutluk ve Buhran-ı Osmani adlı eserinde oldukça maceralı bu sürecin ayrıntılarını veriyor. Eser aslında Basri Bey’in anı kitabıdır ve de dönemin anlaşılmasına ışık veren katkı sağlayan bir kaynaktır. Elbette bütün hatıratlar gibi objektif değildir ama, meraklıları daha derin bir araştırmaya yöneltmektedir. Bence asıl önemi buradadır.
Basri Bey, anılarında Selanik’i masonluğa atıfla” Karanlık Oda” olarak tasvir eder. 1908 Meşrutiyetini “ Yıldız Monarşisinden Selanik Oligarşisine” bir geçiş olarak tanımlar bu da, İttihatçıların yönetim anlayışlarına yönelik en ciddi eleştiridir. 
Zaten sonradan İttihatçılarla yolunu ayırmıştır. Bu eleştirilerin tamamı haksız değildir ancak mütareke döneminde iktidarı ele geçiren İttihatçıların da İttihatçı karşıtı politikaları hatırlandığında ülkenin demokrasi birikiminin cılızlığı açıkça ortaya çıkmaktadır.
Tarık Zafer Tunaya’nın Meşrutiyeti “ Tarihimizin eşine rastlanmaz bir siyaset laboratuvarı” olarak tanımlaması boşuna değildir.
Basri Bey’in siyasi hayatı İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Selanik’ten sonra en önemli merkezi olan ve Jön Türk ihtilalinin başladığı Manastır örgütünde başlar. 
Manastır örgütü 1906 tarihinde kurulmuştur. Örgütün 1907 Şubat’ında kurulan ilk merkez heyetinde yer alan isimler arasında Enver Bey, Kazım Karabekir ve Kolonyalı Hüseyin Bey gibi isimler vardır. İttihat ve Terakki’nin fikri gücünü Selanik, vurucu gücünü de Manastır ocağı teşkil ediyordu.
Zaman içinde Selanik ve Manastır örgütleri arasında bir rekabetin ortaya çıktığı ve siyasilerin de bunlardan fayda sağlamaya çalıştıkları görülmektedir.
 E.Ziya Karal, Kamil Paşa’nın İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Selanik merkezinden çok Manastır merkeziyle işbirliği eğiliminde olduğunu söyler. Manastır merkezi kendisi gibi İngiliz taraftarıdır. Karal,Kamil Paşa’nın iki merkez arasındaki geçimsizliği sömürmek istediğini Basri Bey’e yönelik şu sözlerine vurgu yaparak açıklamaya çalışmaktadır;” Sizin Manastır çok samimi ve ihtirassızdır. Selanik ise hakkınız olan devrimin onurunu ve moral         gücünü tam olarak       çalmıştır.
Kamil Paşa’ya cevaben Basri Bey;” Evet doğrudur. Fakat ne elden gelir? Savaşı yapan paradır ve çok parası olan( dikkat!) Berlin, Selanik’in karanlık odasıdır.
Berlin şimdi de PKK’nın karanlık odası olamaz mı? Aydınlara, Doğanlara sormalı.