Bursa Hakimiyet

Bir kitapta 101 kitap

Dostlarım benden okumaları için kimi zaman kitap önermemi istiyorlar. Ben de bazen bu köşede okuduğum kitaplara yer veriyor okuyucularıma okumaları için öneriyorum

Bugün de Taha Akyol’un 101 kitap adlı, Doğan Kitapçılık’tan çıkan kitabını önermek istiyorum. Kitap Mart 2015 tarihinde basılmış ancak ben yeni okuma fırsatını bulabildim. Akyol öne çıkan tarih, siyaset ve sosyoloji kitaplarını değerlendiriyor. 101 adet kitabın değerlendirmesini ve tahlilini yapmış. Fevkalade istifade edilecek bir kitap. 

Kitapta, Prof. Dr. Selim Deringil’in “Simgeden Millete” adlı eserin değerlendirilmesinden bir parça aktarıyorum: Kemalizm gibi Fransız Devrimi’nin de iddiası, bütünüyle kara ve kötü olan geçmişi tamamen kapatıp, aydınlık, beyaz bir sayfa açmak,” Zulmetten nura” geçmekti. Devrim bütünüyle bir “kopuş”tu. Ama Tocueville gösterdi ki, devrimin bir yönü”kopuş” ise, öbür yönü” devamlılık”tı. Fransız Devrimi, kralların başlattığı” merkezileşme”nin bir devamı idi! T.Akyol.
Prof. Deringil de “Mustafa Kemal ve Kemalist hareketin adeta zembille indiğini” düşünen bildik tarihçileri eleştiriyor. Abdülhamid’in “ demokrasiden arındırılabileceğine inanılan bir çağdaşlık” siyasetinin 1870’lerden sonra Batı’da da ortaya çıkan “imparatorluk ideolojisi yaratma veya icat etme “ sürecine uygun bir politika olduğunu anlatıyor.

Deringil, Tanzimat’tan itibaren devam eden, Abdülhamid döneminde yoğunlaşan “Osmanlı kamu alanını çağdaşlaştırma, düzen getirme çabalarına” dikkat çekiyor. Bunun simgesi olarak, köprü, yol, saat kulesi, baraj gibi kamu tesislerinde devlete sadakati telkin eden arma ve tuğralar yaygınlaştır ılıyor. Şehirlerde eğitim hızla geliştirilirken “ Urban ve aşairin temeddün ve terakkileri” yani göçebe Araplarla Anadolu’daki Kürt ve Türkmen aşiretlerinin yerleşkeliğe geçirilmesine ve eğitilmesine de bu dönemde büyük önem veriliyor.

Çağdaş İngiliz, Japon, Alman, Avusturya- Macaristan imparatorluklarında benzer süreçler yaşanıyor. 
Deringil’in şu tespiti, Osmanlı ile Cumhuriyet modernleşmesi arasındaki “Tocguevillegil” anlamında tarihsel devamlılığı yansıtıyor.

“Her ne kadar devlet ideolojisinin lafzı ve motifleri İslami karakter taşısa da Abdülhamid’in siyasetinin önemli bir bölümü savunmaya yönelik seküler düşüncelerden oluşuyordu.” Bunların başında modern eğitim (maarif) geliyordu.

“Kemalistlerin yaptığı, Osmanlı’nın uyguladığı siyaseti devam ettirmek ve yoğunlaştırmaktan başka bir şey değildir.”