Bursa Hakimiyet

Bursa’da Türkçe ezan kargaşası

1933 yılının ocak ayında İçişleri Bakanı Şükrü Kaya bir genelge ile şubat ayında başlayacak Ramazan günlerinden itibaren, Türkiye’nin bütün camilerinde ezanların Türkçe okunmasını sağlamalarını valilik-lere bildirir. 
1 Şubat 1933 gününde, ezan ve kamet’in Türkçe okunacağını öğrenen Bursa’nın Müminleri, Bursa’da yine eskisi ezan ve kametin Arapça okunmasına devam edilmesi için öğle namazından sonra bir küçük grup, Ulucami’den Vilayet’e kadar bir yürüyüş yaparlar.( Bu heyetin 7-8 kişilik bir grup olduğunu söyleyenler de var)
Evkâf Müdürü’nün kâtibi, Ulucami müezzinine : “ Bu sabah Ankara’dan bir telgraf geldi; bundan böyle minarede ezan, camide kâmet Türkçe yapılacak” diye çıtlatmış. Müezzin öğle namazında kâmete kalkmış ve “Ey cemaat!..., şimdi dinleyeceğiniz kâmet, son kâmettir!.. Bundan böyle ezan da kâmet de Türkçe yapılacak” deyince cemaat dalgalanmış. Her kafadan bir ses çıkmaya başlamış imam, güçlükle namazı kıldırabilmiş.
Namazdan sonra, cemaatin bir bölümü işin aslını öğrenmek için Vakıflar Müdürü’nü bulup konuşurlar. Müdür,” emir kuluyum, benim yapacak bir şeyim yok” der. Grup vali ile görüşmeye karar verir, ama bakın ne olur.
Belediye Başkanı Muhiddin Bey ( Paşa Çiftliği’nin sahibi) İzmir’de incelemeler yapan Gazi Mustafa Kemal’e bir telgraf çeker: “Burada irtica hortladı. Ulucami cemaati vilayete yürüyorlar! Kurtarıcımıza durumu duyuruyorum.” Belediye Başkanı, Muhiddin.
Gazi, İzmir’de protokol merkezlerini gezerken telgrafı aldı. Programı bozmadan Bursa ve Ankara’dan konuyla ilgili bilgiler aldı 5 Şubat sabahı Bursa’daydı. Vali Gazi’yi Vilayet sınırında karşıladı, olup biteni kısaca anlattı. Müezzinin boşboğazlığı yüzünden Ulucami çevresinde esnaflık yapan birkaç kişinin dini hassasiyet göstermesinden başka bir şeyin olmadığını, zaten zabıtanın bunları izlediğini ve tutukladığını  Gazi’ye anlatıyor.
Gazi Paşa, Vali’yi dinledikten sonra ,“ Siz buna küçük bir şey, bir zabıta vakası mı diyorsunuz?...  Düpedüz irticanın ayaklanması bu!...Sizi ne için görmeye geliyorlar, hükümet kararını değiştirmenize önayak olmanızı sağlamak için… 
Kararı değiştirmeye sizin yetkinizin olmadığını biliyorlar, siz önayak olacaksınız da Hükümet bu işten vazgeçecek!.... Dikkat ediyor musun Vali Bey!... Sizi kullanabileceklerini umuyorlar. Onun için gelmişler bir cemmigafir Vilayete dayanmışlar. Siz buna “ halkın rica başvurusu” mu diyorsunuz? 
Tasavvuf alanında geniş bir bilgiye sahip Vali, Fatih Güvendiren, herhalde koltuğunun kaydığını hemen anlamıştı.( İsmet Bozdağ- İşte Atatürk’ün Türkiyesi- Truva yay.)