Bursa Hakimiyet

CHP kurultayından küçük şef çıktı

Kurultayı izleyen gazeteciler, ‘CHP kurultayı renksizdi, neşesizdi heyecan vermedi’ diye yazmışlar. Mehmet Tezkan, Milliyet’teki yazısında kurultay için” Neşesiz… Heyecansız…Buruk… Karamsar “demiş. Bu kurultayda açıkça ortaya çıkan en önemli sonuç, Kılıçdaroğlu’nun rakipsiz olmasıdır. Kılıçdaroğlu gayet dikkatli yöntemlerle parti içindeki rakipleri bertaraf etti ve partinin “Küçük Şef”i oldu.
Türk siyasetinde iyi ki Erdoğan var. Erdoğan olmazsa siyasette alkış da olmayacak. Öyle ya! İktidar yanlısı Erdoğan’ı övüyor, alkışlar patlıyor. Muhalefet Erdoğan’a yükleniyor alkış patlıyor. Erdoğan hep gündemde. ..CHP kurultayında da  aynısı oldu.
CHP’nin yöneticileri iktidar olabileceklerine inanmıyorlar. Seçmen de CHP’nin iktidar olacağına inanmıyor. Seçmen görüyor ve anlıyor ki, CHP’nin iktidar olmak gibi bir derdi yok. İktidar söylemi siyaset gereği dillerde, iktidara gidişe yönelik bir çalışma, bir proje yok. Ortak dil, ortak akıl, inandırıcılık yok. CHP’nin sorunu bu. 
Herkes başka telden çalıyor CHP’de. Bir parti yöneticisinin sabah söylediğini diğer bir yetkili öğleden sonra yalanlıyor. Kılıçdaroğlu ikisi arasında bocalıyor.
Kılıçdaroğlu 2010’da yapılan kurultayda Genel Başkan seçildi. Kılıçdaroğlu o kurultayda iktidara geliyoruz diyerek bir heyecan yaratmıştı.” Yüzde 40 oyla iktidar olmak için geliyoruz, yeni bir CHP yaratmak için geliyoruz” diyordu, salon alkıştan yıkılıyordu. 
Heyecan tavan yapmıştı. Bu atmosfer içinde Kılıçdaroğlu” İnşallah yüzde 40’ı aşacağız” diyordu. Ama bu kurultayda iktidara gelmekten söz etmedi.
Aradan altı yıl geçti. Bu altı yıl içinde CHP yapılan bütün seçimleri kaybetti. Oyları %25’e çakıldı. Ne aşağı ne yukarı. Karşısında bunca yıllık iktidar vardı. Siyaset iktidarı yorar, yıpratır ve oy kaybına sebebiyet verir. Bunun karşılığında muhalefetin oyları yükselir en azından. CHP bu tabloyu hiç yakalayamadı.
Türkiye’nin siyaseten bugünkü sorunu iktidar sorunu değil, muhalefet sorunudur. Türkiye’de güçlü bir muhalefet iktidarın daha dikkatli olmasını temin eder. Ama muhalefet partileri Türkiye’ye yönelik bir plana bir iddiaya sahip değiller. Muhalefetin çıkmazı, Türkiye’nin kaybı burada.
Kılıçdaroğlu bu kurultayda iktidara yürüyoruz diyemedi. Bunu kamufle etmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kastederek “Diktatör bozuntusu”  demekle, yakışıksız usluba sığındı. Bundan siyasi başarı beklenir mi?