Bursa Hakimiyet

CHP’de önseçim(mi)var

Geçtiğimiz günlerde Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK önseçim uygulamasını görüştü ve nerelerde merkez yoklaması, nerelerde önseçim yapılacağını karara bağladı. Bu karara göre CHP en yüksek oy aldığı bölgelerde yani milletvekilinin çok olduğu ve daha fazla milletvekili çıkardığı yerlerde- il ve bölgelerde- kontenjan adaylarıyla önseçime katılacak isimler harmanlandı. Az milletvekili çıkardığı ve garantisi az olan yerlerde ise adaylar önseçimle belirlenecek.
Bu karar şu anlama geliyor: İstanbul ikici bölgeyi ele alalım. Bu bölgede CHP, 2011 genel seçimlerinde  %33 oyla on milletvekili çıkardı. Şimdi bölgenin milletvekili 31’e çıktı. Bu sayı 2011’de 28 idi. Bu bölgede 1-3-5-7-9’ncu sıralar kontenjan adaylarına ayrılmış. Yani adayların %50’si kontenjandan oluyor. Bir diğer ifadeyle, CHP bu bölgede 2011 seçimindeki oylarını aynen muhafaza etmiş olsa kontenjan %50 oluyor. Şayet 2011’e göre oyları gerilemiş olsa kontenjan oranı  %50’yi aşmış oluyor. Şayet CHP 2011 seçimlerinde aldığı oylarını eksiksiz muhafaza edebilirse MYK ‘da aldığı karar sonucunda Türkiye genelinde kontenjan oranı % 75’e ulaşır ki, önseçimle belirlenen adayların oranı ancak % 25 olarak gerçekleşir. Anlaşılan CHP yönetimi çok ince bir hesap yapmış durumda.
2015 Haziran seçimlerine giderken CHP’nin işi zor görünüyor. Zira HDP ile Vatan Partisi devrede olacak. Her iki parti de CHP’den oy alabilecek partiler. CHP kıyılarda bu iki partiye oy kaptırabilir. Yani CHP haziran seçimlerinde kıyı bölgelerinde bir sürprizle karşılaşabilir zira Doğu Perinçek’in Vatan Partisi diğer Kemalist girişimlerden daha etkili olabilir. Ayrıca CHP, kıyı bölgelerinde MHP faktörünü de dikkate almak zorunda.
CHP sıkıntılı bir parti görüntüsü veriyor. Genel ve parti siyaseti açısından hiç rahat değil. CHP bir taraftan toplumun sosyolojisini yeterince okuyamıyor diğer yandan parti içi kargaşaya son veremiyor. Parti yöneticileri parti içi kargaşayı demokrasi ile izah etmeye çalışıyorlar ancak öyle olmadığını en iyi kendileri biliyor. Kılıçdaroğlu’nun halkı sokağa çağırması biraz da bundan ama sadece bundan değil. Son zamanlarda çeşitli basında çıkan haberlere bakılırsa Kılıçdaroğlu’nun işi her geçen gün zorlaşmaktadır. Onun için önümüzdeki üç ay çok uzun olacak ve zor geçecek görünüyor.