Bursa Hakimiyet

Çocuğun din eğitiminde ‘Denge- Zehri’ yapan dozdur

Psikolog Salzmann, Çocuğunuzu Yanlış Eğitiyorsunuz isimli kitabında çocuklarınızın dinden soğumasını istiyorsanız şu üç şeyi yapın der: (1) Çocuklarınıza sure, dua vb. ezberletin, ezberleyemediği zaman kızın. (2) Çocuklarınız yanlış bir şey yaptığı zaman “Allah  yakar, taş eder” gibi sözlerle korkutun. (3) Çocuklarınızın yanında dindarların kötülüklerinden bahsedin.
Hepimizin çocukluğunda bu uyarının kapsamına giren bir hatıra mutlaka vardır. Ahmet Altan birkaç yıl önce bir yazı yazmıştı.” Cami ışıklarına bakan çocuk” başlığını taşıyordu. Bu yazıda çocukluğunda din adına hatırladıklarını anlatıyordu. İftar sofralarını, teravih namazlarını, sahur heyecanını falan… Babası, Ahmat Altan’dan bir kompozisyon yazmasını istemiş;” Yanağını pencereye yapıştırıp, evin çaprazındaki caminin şerefesinde iftar zamanını bildiren ışıklar yanınca, bunu bağırarak büyüklerine haber verip’ aferin’ alan çocuğun heyecanlı bekleyişini anlatabilir misin?” demiş.
Ahmet Altan, “ o çocuk hiç aklımdan çıkmaz” diyor. “ Allah’ı çok sevmiştim. Allah’ı beni seven, oruç tuttuğum zamanlarda bana gülümseyen temiz yüzlü bir dede şeklinde hayal etmiştim” diyor. Allah’la ilişki kurmak istemiş Ahmet Altan. Allah’ı dede kendisini torun yapmış.
Çocuklar her şeyi zihinlerinde somut bir resme dönüştürürler. Çünkü çocuğun dünyası somuttur. Ahmet Altan da öyle yapmış, Allah’la somut ve pozitif bir ilişki canlandırmış hayalinde. 
Hatta, “ Herkes bana yaramazlık yaptım diye kızdığında ben bu dedeye sığınırdım” diyor. Ama aklından çıkmayan başka bir şeyi daha anlatıyor Ahmet Altan. Okulda din hocası cehennemi bütün korkunçluğuyla anlatınca çok korkmuş. Dede- torun ilişkisi sona ermiş. “ Sevimli dede” artık gazaplı bir canavara dönüşmüş zihninde.(Ali Köse-Enteller Aleykümselam der mi?)
Ömer Laçiner, yanılmıyorsam bir televizyon programında söylemişti. “Ben on üç yaşıma kadar köydeki camimizde namazlarımı kılardım. Bir cuma namazında hoca hutbede öyle bir cehennem anlattı ki, ben o günden sonra bir daha camiye uğramadım” demişti. Böyle daha nice örnekler vardır.
Korkular üzerine kurulmuş bir ahiret inancı, Korkular üzerine bina edilmiş bir Allah tasavvuru insanı hiçbir zaman mutlu etmez. Dinler, insanların huzuru için vardır. Huzur bir ahenktir ve sevgiye dayanır. Allah rahmet ve merhamet sahibidir, O’nun rahmeti gazabından önce gelir ve merhameti gazabından çok fazladır.