Bursa Hakimiyet

Çözüm süreci bitti mi?

Kimileri ya alışkanlıklarından, şımarıklıklarından, komplekslerinden veya çıkarlarından ya da aldıkları talimatlardan olacak; çatışma olduğu zaman barışı, barış olduğu zaman çatışmayı isterler. Daha açık bir ifadeyle bunların ne istedikleri hiçbir zaman anlaşılmaz. Bu zevat içimizdeki İrlandalılardır.
Çözüm süreci başlarken bu zevat önce bu işin mimarı Erdoğan’a alkış tuttu, övgüler yağdırdı sonra baktılar ki netice almaya doğru yol alınıyor çark ettiler. 
Övgüler sövgüye döndü. Sempati empatiye, empati düşmanlığa, düşmanlık kin ve nefrete. Markar Esayan’nın deyimiyle “çözüm süreci, Türkiye’deki egemenlik aktörleri ve ittifaklarının normalde pek görülmeyen karanlık yüzünü ortaya çıkaran şiddetli bir mücadele alanı oldu.” Hiçbir zaman bir araya gelemez düşünülen “zıtlar” kol kola girdiler iç içe geçtiler ve aynı hedefe vurmaya başladılar. Bu hedef R.T. Erdoğan’dı.
Uzun süre Türkiye’de süregelen çatışmasızlık hali yavaş yavaş ciddi rahatsızlık yarattı. Sonrasında her şey çığırından çıkmaya başladı. Yazılanlar, söylenenler bunu açıkça ortaya koyuyor.
 Çözüm süreci gibi meseleler birçok aktörün içinde yer aldığı çetrefilli, girift meseleler. Bu tür süreçlerin gelgitleri çok olur. Bu karmaşa bu zevat için iyi bir fırsattı, onu sonuna kadar kullanmaktan çekinmediler. Dünyada örneği olmayan durumlarla karşılaştık. Adana’da MİT’in TIR’ları durduruldu, arandı ve kameralar çekti. Hedef “ İŞİD’e silah yardımı yapılıyor algısı yaratıp Türkiye’yi dünyaya karşı mahkum etmekti  ve bunda da geçici bir başarı elde ettiler doğrusu.
 Hedef seçim öncesi bir taşla birkaç kuş vurmaktı. Gezi olayları istedikleri gibi bir netice doğurmamıştı. 17-25 Aralık hakeza. 7 Haziran seçimlerinde AK Parti iktidardan alaşağı edilmeliydi, sonrası kolaydı. AK Parti’yi iktidardan indirmenin birçok yolu denenmişti ve tutmamıştı. O halde HDP barajı aşmalıydı. Barajı aşan HDP en az yetmiş milletvekiliyle parlamentoya girerdi ve AK Parti iktidardan düşerdi. Hep birlikte HDP’ye destek verdiler dedikleri oldu. Ammaa…
HDP 80 milletvekiliyle Meclis’e girdi ancak bir siyasi parti gibi yürüyemedi. Çözüm sürecinin önemli aktörü gibi algılatılmıştı HDP. Belki tahminlerinin üstünde oy almalarının nedeni de buydu. 
Ancak HDP çözüm sürecine katkı koyacağı yerde insanları silahlanmaya çağırdı. Sonuç olarak çözüm süreci şimdilik kesintiye uğramıştır, hepsi o kadar.