Bursa Hakimiyet

Dünden bugüne değişen bir şey yok

İran-Irak savaşı sekiz yıl sürdü. Savaşın bitiminden kısa bir süre sonra Irak Kuveyt’i işgal etti. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler kararıyla ABD öncülüğünde Irak’a müdahale etmek üzere koalisyon kuruldu. Koalisyonda ABD, Avrupa ülkeleri ve diğer bazı ülkeler vardı. Irak’a müdahale edildi ve 1991’de Körfez Savaşı patlak verdi.
 Özal iktidardaydı ve Türkiye’nin de bu koalisyonda bulunmasını istiyordu. Bunun için Amerika’ya gitti Baba Bush’la görüştü. Özal koalisyonla hareket edip Kerkük ve Musul’a yerleşmek istiyor, oradan PKK’yı sıkıştırmak düşüncesindeydi. Konuyu baba Bush’la görüşürken, “İleride bize oradan çıkın denir mi?” diye sordu. Bush’un cevabı, “Bugüne kadar girdiği yerden kim çıkmış, size Kıbrıs’tan çıkın diye bastıran oldu mu?” şeklinde olur. Türkiye’nin koalisyona katılmasını Amerika da ister.
Özal Türkiye’ye döndüğünde, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler kararına uyarak koalisyon güçleriyle birlikte hareket etmesinin doğru olacağını kamuoyuna açıkladı. Özal’ın bu açıklamasına muhalefetten çok ağır eleştiriler üst üste gelmeye başladı. Ana muhalefetin lideri Demirel, sert muhalefetin başını çekiyor. Her gün gazete manşetleri, köşe yazıları “Türkiye’nin Irak’a girmek üzere koalisyona dahil olması, Türkiye için çok kötü sonuçlar doğurur” mealinde propaganda yaptılar. Dönemin Genelkurmay Başkanı görevinden istifa etti. Özal adeta yalnızlaşmıştı.
Emekli askerler, her akşam televizyon ekranlarında harita başına geçerek, Irak ordusunun ne kadar güçlü olduğunu, ABD’nin Irak’ta işinin çok zor olduğunu anlatıp durdular. Sonuç olarak Türkiye koalisyon güçlerine katılmadı. O çok güçlü Irak ordusu iki hafta içinde yok oldu gitti.
Demirel, muhalefet lideri olarak en ağır bir şekilde Özal’ı “savaş istemekle” suçluyordu. Sanki Türkiye koalisyon güçleriyle savaşa girmese savaş olmayacaktı. Aradan yıllar geçer ve bir gün Demirel’e,” Özal’ın koalisyona katılma fikrine niçin karşı çıktın?” dendiğinde Demirel: “ Özal,Musul- Kerkük’e otursaydı, Onu kimse iktidardan indiremezdi” cevabını veriyor. O gün bu gün değişen pek bir şey yok. Yani bugün dündür. Siyaseti biraz da böyle okumaya çalışın.