Bursa Hakimiyet

‘Dünya’ kavramı ve kozmoloji

Dünya görüşü ve varlık tasavvuru, insanın içinde yaşadığı ve varlığı tecrübe ettiği” dünya” kavramının da kaynağıdır. Burada “dünya” fiziki âlemden ziyade, insanın varlıkla ilişkiye girdiği yeri ifade eder.
“Dünya”, bu ilişkinin ortaya çıktığı ve insan aklının ve dilinin (logos, nutk) marifetiyle dile getirdiği yerdir. Tarihteki irili ufaklı bütün medeniyetlerde dünyanın vücuda gelmesiyle insanın bu dünya içindeki serüveni arasında doğrudan bir ilişki kurulmuştur. Bu yüzden geleneksel kozmolojilerde dünyanın yaratılışı salt-fiziki- morfolojik bir konu olarak ele alınmamış, felsefe- bilim bakış açısıyla evrenin hem fiziksel hem de sembölük-metafizik anlamı üzerine modeller geliştirilmiştir.
Kozmografi,kozmogoni ve kozmoloji kavramları, “Dünya” kavramının ortaya çıkışını daha açık bir şekilde anlamaya yöneliktir.
Kozmografi, kısaca evren diye ifade ettiğimiz varlık alanının”harita”sını(grafi) inceler. Evrenin fizik yapısı, maddi ilkeleri, denge hali, oluş ve bozuluşu(kevn ve fesad)mürekkep varlıklarda gördüğümüz madde ve suret, cevher ve araz ve benzeri kavramlar, evrenin hangi kurucu unsurlara bağlı olduğunu açıklar.
Kozmogenesis, varlıkların ortaya çıkışını, bu sürecin aşamalarını, derecelerini ve mertebelerini araştırır, sadece alemin yaratılışını değil, aynı zamanda onun şu anda nasıl var olmaya devam ettiğini de iceler.
Cosmos(düzen sahibi âlem) ve logos (düzenleyici akıl, ilke) kelimelerinden oluşan”kozmo-logi”, varlık âleminin cevherinde var olan kurucu ve düzenleyici ilkelere atıfta bulunur ve onda mündemiç olan akli düzeni anlamaya çalışır. Varlığın neden bir kaos değil de kozmos yani düzen ve nizam olarak var olduğu sorusunun cevabı bu ilkede yatmaktadır. Varlığın cevherinde bulunan düzenleyici ilkeler (logos, hikmet, sünnet) sayesinde varlık, bir düzene bağlı olarak var olmaktadır.
Sokrates Gorgias’ta adalet, dostluk ve düzen kavramlarını tartıştıktan sonra bunların evrenle olan ilişkisini şöyle ifade eder:”Bilge kişiler bize der ki, Callicles, beraberlik, dostluk, düzenli ve ılımlı olma ve adalet; yeri ve göğü, tanrıları ve insanları birbirine bağlar.” Benzer bir şekilde kadim Mısır medeniyeti,” Adalet üzere yaşayan kişi, evrenin düzeniyle uyum içerisindedir.”
Kozmik düzenle sosyal düzen arasındaki ilişki 20.yüzyıl düşüncesinin de önemli tartışma konularından birisidir. 
Medeniyet kurmak , belli bir disiplin ve nizam içinde muayyen ilkeleri hayata geçirmek suretiyle mümkün olabilir. Bu da ruh sağlığı yerinde, eğitimli ve bilgili bireylerin oluşturduğu toplumların işidir.