Bursa Hakimiyet

Faşizm kötü bir şey midir?

Atatürk’ün çocukluk arkadaşı ve yaveri Hasan Rıza Soyak’a göre CHP Genel Sekreteri Recep Peker 28 Haziran 1935’te İtalya ve Almanya’ya yaptığı seyahat sonrasında faşizm ideolojisini esas alan bir tüzük hazırlamış, sabaha kadar tüzüğü inceleyen Atatürk, sabahleyin hışımla odasından çıkarak” Kim bu zorbalar, bu kuvveti kimden alıyorlar, kendilerini milletin iradesinin üstünde zannediyorlar, İsmet bunu okumamış herhalde!”demişti.
Soyak’ın, “ Efendim imzası var, okumamış olması mümkün değil,” sözleri üzerine ”Okumamış okumamış, geri verin iyice okusun!” diye cevap vermişti. Soyak ayrıca Peker’in, “ Her partinin bir ideolojisi var, bizimki Kemalizm olsun,”dediğini, Atatürk’ün de Peker’in tüzük taslağındaki faşizm terimini kastederek, “ Sen bana hakaret mi ediyorsun!” diye azarladığını ileri sürer.
Atatürk’ün faşizme hiç sıcak bakmadığının kanıtı olarak gösterilen bu hikayeyi tamamlayan unsur ise, Recep Peker’in 15 Haziran 1936’da CHP Genel Sekreterliği’nden bizzat Atatürk tarafından uzaklaştırılmasıydı. Halbuki bu tasarruf uzun süredir gündemde olan liberalizm-devletçilik çekişmesiyle ilgiliydi.
Nitekim 1936’dan itibaren ve Almanya’da olduğu gibi, parti teşkilatlarıyla devlet teşkilatları birleştirilecek, dahiliye vekili CHP Genel Sekreteri olurken, valiler bulundukları vilayetlerde CHP başkanlığına (İl başkanlığı) atanacak, umumi müfettişler ise hem parti teşkilatının hem de devlet işlerinin denetleyicisi olacaklardı.
 Aslında Kemalist kadroların faşizme sempati duymalarının tarihi epey eskiydi. Örneğin daha 1923’te Dersim Milletvekili Feridun Fikri( Düşünsel) Yenigün gazetesinde yayımlanan bir röportajında “ Bütün Avrupa faşizmin cihana getirdiği emniyet ve neşe ile ona doğru atılırken, faşizmin bu suretle sanki pek tehlikeli bir şeymiş gibi görülmesi beni derin düşüncelere sevk etti. Faşizm korkulacak bir şey addolunamaz. Bilakis bizim gibi inkılap yapmış ve onu yaşatmaya azmetmiş milletler için faşizmden çıkarılacak düstur vardır” diye yazmıştı.
Halkevlerinin selefi Türk Ocaklarının Büyük Reisi, iki kere Maarif vekili olan Hamdullah Suphi (Tanrıöver) 1930’da Türk Yurdu dergisinde “Faşizm bir vatan ideali etrafında iktisadi refahı, siyasi ve içtimai ahengi tesis etmeyi düşünür(…) Biz faşist milliyetperverliğin dünkü galeyanından, hem mazimizi hem istikbalimizi görürüz” demişti.
Hakimiyet-i Milliye (Ulus) başyazarı Falih Rıfkı, 1931 yılında yazdığı” Faşist Roma, Kemalist Turan” başlıklı makalesinde “ Türk yığınlarının terbiyesi için Moskova’nın yığın terbiyesi metotları, devletçi Türk iktisatçılığı için faşizmin kapsayan metotları benimsenmelidir” diye akıl vermişti.
Öteki tarih III. Ayşe Hür. Profil Yay. ­