Bursa Hakimiyet

Fikirler ve politika

“Savaş politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir.” Carl Von Clausewiths tarafından yapılmış ve askeri akademilerde de ders olarak verilmeye değer bir görüştür.

Bu tarif gerçekten de kazara siyaseti bir sistemin içine sokmaktadır. Söz konusu sistemde bu savaşa yön veren fikirler, asıl siyasi doktrinin gövdesinin fikirleri tarafından oluşturulmuş bir alt yapıya oranla bir üstyapıyı temsil ederler. Bu oran siyasi altyapının sağlamlığının, askeri üstyapının sağlamlığını garanti ettiği anlamına gelir.
Hazreti Peygamber’in vefatının hemen arkasından gelen seferlerin çağdaşı olan yüzeysel askeri tenkitçiler, Hz.Ebubekir’in İslâm ordusunu aynı anda üç savaşa göndermesini neredeyse korkunç bir hata olarak göreceklerdi: Evet üç savaş, biri Arap Yarımadası’nın içinde, ikisi ülkenin sınırları dışında.

Fakat bu tenkitçiler, şartların Hz.Ebubekir’e seçim şansı bırakmaması bir yana, hesapların o zamanın politik verilerinden yola çıkarak yapılmış olduklarını unutmuş olacaklardı. Unutulmamalıdır ki Medine’de Ebubekir ve Hz.Ömer vardı. Müslüman ordusunun gücü geriyi garanti altına alan ve cepheyi techiz eden bu politik temele güvenmesinde geliyordu.
Tarihçi Diorente, Konfüçyus ile talebelerinden Tse Kua arasında politika konusunda yapılmış örnek alınacak bir konuşmayı aktarır.

Tse  Kug üstada iktidar hakkında sorular sorar:” Konfüçyus cevap verir: Politika üç şeyi temin etmelidir; Her ferde yeterli ekmek, yeterince askeri donanım ve herkese hükümetlerine yeterince güven.

Tse Kug sorar: Bu üç şeyden birinden vazgeçmemiz gerekse, hangisini feda etmeliyiz? Üstat cevap verir: Askeri donanım. Tse yine sorar: Son iki şeyden birini daha bırakmamız gerekseydi hangisini feda ederdik? Üstat cevap verir: Bu durumda yiyecekten el etek çekmek gerekir. Çünkü her zaman ölüm insanların kaderine eşlik etmiştir. Fakat insanlar güvenlerini yitirirlerse o zaman devletin hiçbir temeli kalmaz….”

Evet! Güven, güvenilir olmak ve güvenmeyi bilmek. İnsanlar kendileriyle ne kadar barışıksa o kadar güvenmeyi bilirler. Kendi içinde esen fırtınalar ne denli sertse bir insan da o kadar bencil ve güvenmezdir. Çevremizde bu tür insanlar çoktur ve hiçbir şeyle ikna olmazlar. Tabii ki bu tipler ölçü de sayılmazlar.