Bursa Hakimiyet

Fikirler ve sosyal dinamikler

Verimlilik asrında, haklı olmak için doğru söylemek yetmez.” İki kere iki ancak üç eder” diyen  ve bununla birlikte karnını az çok doyurmasını bilen birinin yanında, bugün kalkıp da iki kere iki dört eder deyip arkasından da açlıktan ölene itibar edilmez. Yüzyılımızda egemen olan zihniyet kesinlikle birinciye hak verecek ve ikinciyi haksız kılacaktır.
Bu fikirlerin doğru olup olmadıklarının denemesi, felsefi ve ahlaki nitelikte değil, pratik mahiyettedir. Fikirler başarı sağlıyorlarsa doğrudurlar: Mao Ze Tung,” Fikirlerimizin isabetliliğinin en iyi delili onların ekonomik alandaki başarısıdır” diyecektir.

İslam toplumu için önemli olan, bu paragmatizmi kabul etmesi veya etmemesi değil, devrin egemen olan anlayışına karşı kendi kültür evrenini savunmasıdır. Gelinen nokta itibariyle böyle bir savunmanın yapılmasındaki güçlülük ortadadır ama, başka bir yol da gözükmemektedir. Günümüz itibariyle-daha geniş bir ifade kullanarak İslâm dünyası diyelim- ciddi bir çıkmazın içine düşmüştür. Bunun sebepleri elbette önemlidir ve bilinmektedir lakin, sadece bu sebeplere takılıp kalmak gerçekçilik değildir.

Gerçeğe varmanın yolu ciddi bir iç muhasebeden geçer. Bu muhasebeyi yaparken şeyhin, mezhebin, alimin ne dediğinin ötesinde Kur’an ne diyor, Hz. Peygamber nasıl bir öneride bulunuyor esasından yaklaşmak lazım gelir.
İslam toplumu kendisinin üstün geleneklerini yeniden keşfetmek zorundadır. Bununla birlikte de etkinliğin yolunu yeniden bulmak, inşa etmek zorundadır. Bunun için öncelikle herkesin günlük geçimini temin edebileceğini göstermelidir.
Dünyanın şimdiki ekonomik panoraması, yarım asırdır diğer ülkelerle paralel olarak gelişmeleri ele alındığında, Müslüman ülkelerin durumu hakkında yeterince tam bir görünüm sunmaktadır.

Müslüman ülkeler bugün Japonya ve Almanya gibi en namüsait şartlarda yola çıkan ve diğer ülkelerin hayli gerisindedir.
Bir başka deyişle- ne kadar çok tekrarlansa yine de az olacaktır. Bu bir araç meselesi değil, bir metot, dolayısıyla da fikir meselesidir.