Bursa Hakimiyet

Fizikçi Michael Faraday’ın geçmişi

Dün, Faraday’ın elektrik alanında yaptığı çalışmalara değinmiştik. Bugün de hayatının bir özetini aktaracağım.
Michael Faraday 22 Eylül 1791’de Newington Surrey’de(şimdi  Londra’ya dahil olan Castle bölgesi) yoksul bir demircinin oğlu olarak dünyaya geldi. Faraday ailesi Sandemancılar diye bilinen bir dini mezhebin üyesiydi. 
Sandemancılar esas olarak basit bir yaşamla yetinmeye inanmış, konforizme karşı Hıristiyanlar’dı. Parasal zenginliğin dine aykırı olduğunu ve Tanrı’nın yasalarının doğada” yazılı” olduğunu düşünüyorlardı. Michael Faraday, yaşamı boyunca sofu bir Sandemancı olarak kaldı. 
Dinsel inancının bilimsel çalışmaları üzerindeki güçlü etkisiyle, deneysel yaklaşımını kararlılıkla korudu. Britanyalı fizikçi John Tyndall’ın (1820- 1893 )dediği gibi gerçekten de “ Onun felsefesi ve din duygusu birbirinden ayrı tutulamaz; bu ikisi her zaman birbiriyle iç içe olmuştur.”
Faraday on üç yaşında okuldan ayrıldı ve Londra’da bir işe girdi. Kitapçı ve ciltçi George Ribeau, 1805’te ona yedi yıl sürecek bir çıraklık önerisinde bulundu. Faraday öneriyi kabul etti; ne de olsa bu, yeni bir zanaat öğrenmek için iyi bir fırsattı. Daha da önemlisi, bu iş sayesinde elinden değişik konularda pek çok kitap gelip geçti; bazılarını büyük bir ilgiyle baştan sona okudu.
Genç Faraday için bilgiye giden bir kapı açılmıştı. Özellikle de kimya üzerine yazılar onu çok heyecanlandırıyordu. Genç yaşına ve aldığı pek az okul eğitimine rağmen, Faraday’ın kimya ve fiziğe ilgisi gelişiyordu. Sonradan kendisi de “Çırakken elime geçirdiğim bilimsel kitapları okumaya bayılıyorum.” Diyecekti.
Çıraklığı sırasında Faraday, Ribeau’nun da izniyle ciltçi dükkanının boş bir odasında basit bilimsel deneyler yapıyordu. Ciltçilik zanaatıyla yan yana yürüttüğü basit deneyler  Faraday’a azımsanmayacak bir el becerisi kazandırdı. 1812 yılında zamanın en ünlü bilim adamlarından biri olan Britanyalı kimyacı “Sir” unvanlı Humphry Davy (1778- 1829 )Londra’daki Kraliyet  Enstitüsü’nde bir dizi konferansa verdi.
Faraday katıldığı bu konferanslardan o kadar etkilendi ki, konuşmaları yazıya döktü, clitledi ve Davy’ye gönderdi. Kitabın yanına bir de mektup ekleyip, büyük bir kimyacının laboratuvarındaki asistan kadrosunda açık bir yer olup olmadığını sordu. Faraday ancak 1813’ te 21 yaşındayken laboratuvardan kovulan bir asistanın yerine geçebildi. Bu hayatının en büyük fırsatı oldu.
(Kaynak eser: Frank Ashall- Olağanüstü Buluşlar. Tubitak popüler bilim kitapları)