Bursa Hakimiyet

Fransa’nın yarı başkanlık modeli tarihçesi

Parlamenter rejim özellikle Birinci Dünya  Savaşı’ndan sonra Fransa’da  bütün kurallarıyla uygulanamaz. Bunun iki nedeni  vardır: Birincisi, yürütmenin meclisi fesih yetkilerini  kullanamaması, ikincisi de çokpartili sistemdi. Fransa’da parti sayısının çok olması ve partilerin dağınıklığı parlamentoda hükümetlerin ancak koalisyonlar sonucunda kurulabilmesine yol açacaktır. Üçüncü cumhuriyet  döneminde altmış beş yıl içinde yüzden fazla hükümet değişikliği yapılmıştır. 1945-1958 dönemi Fransa’da dördüncü cumhuriyet dönemidir.
İşgalden sonra Fransa’da gelecekteki düzeni belirlemek üzere bir anayasa yapılır, referanduma sunulur ama 1945 anayasası referandumda reddedilir. Bunun üzerine ikinci bir kurucu merclis yeni bir anayasa tasarısı hazırlar ve bu defa  bu anayasa referandumda kabul edilir. Bu anayasa Fransa’nın 27 Ekim 1946 tarihli dördüncü cumhuriyet anayasasıdır.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Fransa’da kurulan 4. cumhuriyet (1946-1958) parlamentoyu esas alan bir kurumsal yapıya sahipti. Ancak ülkede ne halk desteğine sahip güçlü bir çoğunluk partisine  dayanan bir hükümet kurulabildi, ne de siyasi partiler arasında uzlaşmaya dayalı bir koalisyon hükümeti kurulabildi. 12 yılda 20 hükümet işbaşına geldi. Parlamenter istikrarsızlık 1950’li yılların sonlarına  doğru açık bir askeri rejim tehdidi doğurdu.
1958 yılında bazı askerlerce başlatılan darbe sürecine karşı İkinci Dünya Savaşı’nın Hür Fransız ordusunun komutanı de Gaulle bir kurtarıcı olarak öne çıkmıştı. 1958’de de Gaulle bir demeç vererek, Fransa’nın parçalanmaya doğru gittiğini, bu nedenle kendisinin cumhuriyetin sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu açıklar. Hükümet iktidarı de Gaulle’e bırakmak zorunda kalır. Bundan sonra da Gaulle başkanlığında hükümet yeni anayasayı hazırlayacaktır.
 Anayasada  şu ilkeler esas alınır: 1- İktidarın tek kaynağı genel seçimler olacaktır. 2- Yasama yürütme yetkileri ayrılacaktır.3- Hükümetin sorumluluğu olacaktır. 4- Yargı gücü bağımsız olacaktır…. Hazırlanan tasarı halkoylamasıyla kabul edilerek 1958 anayasası olmuştur.
1958 anayasası yürütmenin yetkilerini genişletmek ve onu güçlü bir duruma getirmek istemiştir. Ancak yürütmeyi güçlendirirken bunu cumhurbaşkanının otoritesini güçlendirmek şeklinde gerçekleşecektir. Nitekim 1962 yılında anayasada yapılan bir değişiklikle cumhurbaşkanını halk seçecektir.