Bursa Hakimiyet

Girmediğimiz savaşta 22 bin 663 şehit verdik

Türkiye’nin 1939-1945 yılları sırasında yaşanan İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalmasında en önemli rolü, dönemin Cumhurbaşkanı ve Milli Şefi İsmet İnönü oynadı. Ancak savaşa uzak kaldık ama birtakım ağır bedeller ödedik. 
Milli Şef, zorluklarla geçen savaş yıllarının ardından, Türkiye’yi büyük bir badireden kurtarmanın verdiği gururla yurt gezisine çıkıyor ve bu gezi esnasında yanına yaklaşan bir çocuğun sitemkar ses tonuyla kendisine söylediği,”Paşam savaş sırasında bizi aç bıraktın” sözlerine, “Evet çocuğum, sizi aç bıraktım ama babasız bırakmadım” cevabını veriyordu.
İnönü’nün bu cevabı sonraki yıllarda adeta sloganlaşmıştır ve de hala aynı şeyler söylenerek bir nevi propaganda yapılmaktadır. Ama gerçek hiç de öyle değil. Türkiye savaşa girmemesine rağmen İkinci Dünya Harbi sırasında 20 binden fazla askerini kaybetmişti.  
Savaşın ilk yıllarında Türk askerlerini ve subaylarını taşıyan Refah adlı şilep 1941’de Akdeniz’de torpille batırılmış 168 askerimiz şehit düşmüştü. Fakat kayıplarımız bununla sınırlı kalmıyor ve İkinci Dünya Savaşı sırasında, Refah şehitleri haricinde tam 22 bin 663 askerimizi daha kaybettik.
Ülkede seferberlik ilan edilmiş ve bir milyona yakın vatandaşımız silah altına alınmıştır. Türkiye’nin nüfusunun 18 milyon olduğu düşünülürse bu son derece önemli bir rakamdı. 
Savaş yüzünden birçok mal bulunamadığı gibi, tarımsal üretimde de ciddi bir gerileme olmuştu. Tarlada bahçede çalışacak, üretim yapacak insanlar silah altında ve girilmeyen bir savaşın yarattığı endişeyle atıl bir vaziyette tutuluyorlardı.
Türkiye harbin sürdüğü yıllarda ittifak anlaşması imzaladığı müttefik ülkeler tarafından savaşa girmesi konusunda sıkıştırılıyordu. Müttefik ülke temsilcileriyle Türkiye arasında farklı tarihlerde yapılan görüşmelerde savaşa girme konusu gündeme geliyor ve bunlardan en önemli ikisi Adana görüşmesi ile Kahire Konferansı oluyordu.
Adana görüşmesi, 30 Ocak 1943’te Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile İngiltere Başbakanı Churchill arasında başladı ve Churcill, Rusların başarılarından sonra Almanların Türkiye için bir tehlike unsuru olmaktan çıktığını söyledi. 
Ayrıca savaş kazanıldıktan sonra düzenlenecek barış çalışmalarında Türkiye’nin de katılmasını arzu ettiklerini anlattı. İnönü ise bu değerlendirmelere katılmakla birlikte, Almanya’dan gelebilecek tehlikenin hala sürdüğünü savundu. 
Devam edecek