Bursa Hakimiyet

Güvenlik Paketi tartışmaları

Meclis’te görüşülen  Güvenlik Paketi ile ilgili tartışmalar hayra  alamet değil. Bu tartışmalar her şeyden önce olması gereken, muhalefet iktidar ilişkilerinin ötesine geçmiş durumda. CHP- MHP- HDP bir tarafta AK Parti bir tarafta. Gerginlik had safhada… İktidar “bu tasarıyı Meclis’ten geçireceğim” derken muhalefet kanadını oluşturan partiler “buna izin vermeyeceğiz”diyorlar. Meclis’e çalıştırmak iktidarın görevidir ama muhalefetin görevi Meclis’i kilitlemek değildir.
Ben bu yazıyı yazmaya çalışırken Meclis henüz gündeme geçememişti. Muhalefet partilerinin verdikleri grup önerileri görüşülüyordu. Muhalefet partileri tam dört gündür Meclis çalışmalarını kilitlemiş durumda.  Muhalefet partilerinin ortak amacı hükümete geri adım attırıp seçime giderken,  kendilerince bir avantaj elde etmek olabilir. Siyaseten bu gayet normal karşılanabilir ama bu gerginliğin muhafaza edilerek sokakları hareketlendirmek de olabilir. Son zamanlarda gazetelere düşen haberlere bakıldığında böyle bir ihtimalin varlığı ağırlık kazanıyor. Muhalefet partileri Meclis iç tüzüğünün tanıdığı hakları sonuna kadar kullanacaktır. Ama neticede milletvekili çoğunluğunu elinde bulunduran iktidar partisi geç de olsa güvenlik paketi tasarısını Meclis’ten geçirir. Ama CHP Grup Başkanvekili Levent Gök öyle demiyor.
 Levent Gök Meclis kürsüsünden usul üzerine yaptığı konuşmada: “Biz CHP olarak bu Meclis’te var olduğumuz müddetçe bu kanun buradan çıkmaz. Demokrasi çoğunluğun rejimi değildir, azınlığın haklarının korunmasıdır” diyor. CHP Meclis’te var olduğu müddetçe bu kanun nasıl çıkmaz? CHP, bu kanunu nasıl engeller? İç tüzüğün tanıdığı hakları sonuna kadar fazlasıyla kulansa bile bunu engelleyemez sadece birkaç gün geciktirir. O halde bu iddiaya ne denir? İşte bunlar hayra alamet sözler değil…
Diğer bir husus, yüzsüz bir istismarla karşı karşıya olduğumuzdur. Bu yasa tasarısı için “bu artık faşizmdir” diyorlar. Tasarıyı “büyük tehlike” gibi göstermek için açıkça tahrifat yapmaktan, tasarıda olmayan şeyleri varmış gibi göstermekten çekinmiyorlar. “Faşizm geliyor” yalanlarının arkasında belki bizim bilemediğimiz, tahmin edemediğimiz başka gerekçeler var olabilir. 
Başbakan Davutoğlu, muhalefete bir çağrıda bulundu. Meclis normal çalışsın tasarı üzerinde tartışılacak, düzeltilecek noktaları sükunetle görüşelim dedi. İtiraz  edilen hususlar düzeltilebilir. Tabii ki mesele, üzüm yemekse… Ama muhalefetin derdi üzüm yemek değil.
Beni asıl düşündüren; Muhalefet partilerinin bir araya gelerek bu tasarıya böyle şiddetle karşı çıkışlarının gerçek sebebidir. Neyse ki, gerçeklerin ortaya çıkma hastalığı var, biraz zaman.