Bursa Hakimiyet

Hayal kurabilmek…

Cağımızın insanı giderek yalnızlaşıyor. Uyku hariç zamanının tamamı sanal dünyada geçen birey yanlızlaştıkça kendini savunmasız hissediyor ve korkuyor. İntiharların yoğun olduğu toplumlar aynı zamanda gelir seviyesi yüksek olan toplumlardır. Bu durum paradoks gibi görünse de ciddi bir araştırmaya ihtiyaç duymaktadır.
Bugünün gelişmiş toplumlarında bireyler hayal kuramıyor. Bunun böyle olduğunu anlamak için şarkıların güftelerine bakmak yeterli. Bu örnek bizim ülkemiz için de geçerli. Bizim genç neslimizde hayal kurmaktan çok uzaklarda kaldı. Bunun müsebbibi sanal dünya. Bu dünya gençleri mütemadiyen meşgul ediyor.Telefon kullağında dakikalarca konuşan ama meramını anlatamayan zira ne istediğini bilmeyen bir kuşak. Her türlü kirli bilginin cirit attığı sosyal medyadan beslenmeye çalışan bir kuşak. Savunma refleksi giderek azalan bir kuşak. Bütün bunlar dikkate alınması gereken ,ihmali daha derin çıkmazlara  sebebiyet verecek gerçekler.
Teknoloji çağın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Teknolojiyle sağlanan imkanlar ne kadar değerliyse, lüzumluysa, ondan korunmayı bilmek de o derece önemli olsa gerek. İnsan için önemli olan, teknolojinin getirdiklerini ve götürdüklerini ayırt edebilecek seviyede olması. Bu da eğitimden geçer.
Aşırılığın insana fayda getirebileceğini söyleyebilmek ancak insanı tanımamakla mümkündür. Aşırılık hangi alanda olursa olsun insana sadece zarar verir. Çok yemek, çok çalışmak, çok konuşmak, çok ibadet etmek, çok kazanmak, çok bağımlı olmak, çok bağımsız olmak, çok,çok,çok….
Bütün çokların arkasında bıraktığı bir ihmal, bir değersizleştirme, bir ötekileştirme bulunur. Çokluk bir yönüyle katılıktır. Katılıkta esnemeye yer yoktur. Katı fikirler, katı ideolojiler, katı inançlar, katı davranışlarda başkalarına yer yoktur. Katılıklarda hayale de yer yoktur. Bunlar insanı makineleştirir ki, makinenin hayali olmaz.
 Çağımızın insanı dünya rahatını tahkim ederken, ruhunu ihmal ediyor. Fransız düşünür Alexis Carrel uzun yıllar önce yazdığı kitbında şu tepiti yapmış:” İnsanoğlu maddeyi didik etti, madde hakkında bilmesi gerkenleri yüzde doksan çözdü ama bu arada kendini ihmal etti. Yani kendisi ile ilgili bilmesi gerekenleri…”Carrel bugünleri görseydi daha neler derdi bilmiyorum. Ama sanal dünyanın gelecek nesillerin baş belası olacağı kesin gibi duruyor. Daha da ötesi sanal dünya aile yapısını ciddi ciddi tehdit etmektedir. Aman dikkatli olun demekten başka yapacak bir şeyimiz yok.