Bursa Hakimiyet

Hedefte 1 Kasım seçimleri var

Prof. Dr. Halil Berktay, Sabah gazetesinde verdiği mülakatta: “PKK, AK Parti’nin Türkiye’ye barışı getireceğini, reformlara devam edeceğini, sivil anayasayı hayata geçireceğini domuz gibi biliyordu. PKK işlevsiz kalacağı için barışı istemedi.”
Barıştan korkan terör örgütü temmuzda eylemsizliğe son vererek terör faaliyetlerini yeniden başlattı. Terör örgütü, terör faaliyetlerini tırmandırırken Selahattin Demirtaş ve destekçileri yine bildik algı operasyonlarıyla barışı bozan tarafın Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu yaymaya başladılar.
PKK medyası ile cemaat medyası ve Doğan medyası ittifak halinde algı operasyonlarına destek veriyorlar.
Kobani’de kanton bölge kurmak istediler başaramadılar. PKK bu kez Cizre, Şırnak başta olmak üzere özyönetim bölgeleri oluşturmak için temmuz ayında düğmeye bastı. Terör yeniden böyle başladı. Sıtrateji  1 Kasım seçimlerini yaptırmamak üzerine kuruludur. Böylece dünyaya, Türkiye kamuoyuna seçimlerin göstermelik olduğunu, aslında seçim yapılmadığı, AK Parti’nin kendi kendine bir seçim yaptığı algısını, görüntüsünü vermek isteyecektir.
Halil Berktay verdiği mülakatta şunları da söylüyor: “Bence bu olayların, özellikle Dağlıca ve Iğdır gibi büyük saldırıların ya da Cizre’deki gibi silahlı “özyönetim”   (yani düpedüz iç savaş) ilanlarının ve onları izleyen şiddetli sokak çatışmalarının artık asli amaçlarından biri, seçimleri yapılamaz kılmak.  

Medya ilk kez PKK’ya karşı net tavır koymadı.

AK Parti düşmanlığı medyayı PKK seviciliğine kadar götürdü. Medyanın terör örgütü seviciliğini sadece AK Parti düşmanlığıyla izah edemeyiz. Başka ilişkiler, farklı çıkarlar olabilir. Halil Berktay bu tespiti şöyle açıklıyor: “PKK medyası ile cemaat medyası arasında ciddi bir ittifak olduğu açık. Özgür Gündem, Sözcü, Zaman ve Taraf gibi gazeteler başlı başına bir karşı devrim odağı haline geldi. Onlar “devrimci halk savaşı” diyorsa ben de böyle “karşı devrimci savaş” ve “karşı- devrimcilik odağı” diyorum. Çok farklı kökenden gelen güçler, olağan siyasete düşmanlıkta birleşti.” Sizin “sol liberal” dediğiniz bazı eski sol aydınlar da anti-demokratik cepheye     destek veriyor.