Bursa Hakimiyet

İnsanlar asla yetinmezler

“Biz hayvanlar yaşamak için yeriz. İnsanlar ise yemek için yaşarlar. Yemek, yemek, yemek. Sizce ellerinde yeterince yiyecek var mı? Hepsi başıyla onaylar” İnsanlar asla yetinmezler.
 İstemek, eskiden, ihtiyaç duymaktan geliyordu. İstemek, bir ölüm kalım meselesiydi. Günümüzde ise istemek, tem tersine tümüyle keyfi ve hatta gelgeç bir arzuyu ifade ediyor. “ İstiyorum, çünkü istiyorum,” tavrından ibaret, herhangi bir ihtiyaç, anlam ya da mantık tarafından dizginlenmemiş, pervasız bir arzu. Öyle ki, ne kadar çok şeye sahip olursak, o kadar fazla istiyoruz. Sanki bizim için vazgeçilmez olan şey, arzunun ta kendisiymiş gibi.(Elizabeth Farelly- Mutluluğun sakıncaları- YKY)
Yeryüzünde var olan bütün mahlûkat ve nebatat kendisi için, kendi neslini devam ettirmek için lazım olanından fazlasını üretir. Üretilen bu fazlalık insanoğlunun istifadesine sunulur. Meyveler, sebzeler, hayvanlar diğer bitkiler bu fıtrat üzerine yaratılmıştır.
 Nasıl mı? İnek doğurduğu buzağını emzirmek için üç beş litre süte ihtiyaç duyar. Ama inek en az bunun iki katı olmak üzere süt verir. Bir erik ağacının neslini idame ettirmesi için bir çekirdek yeter bir tek erik meyvesidir bu ancak erik ağacı yüzlerce binlerce erik tanesiyle doludur. Bir tavuk yılda en az yüz elli yumurta yumurtlar. Bir tavuğun kuluçkaya yatması için on yumurta fazla bile gelir. Bu misalleri çoğaltabiliriz. Arının yaptığı bal, keçinin koyunun verdiği süt, tarlaya ekilen tohumlar bu minvaldedir. Bir tek insan ürettiğinden fazlasını tüketir, yetmez, biriktirir. 
Materyalizm, gerçekliği maddi olanla bir tutulan felsefi bir yaklaşım aslında. Alvin Toffler’in, “ İnsan-nesne bağlantısı” olarak belirttiği şeyin de büyük ölçüde temelini oluşturuyor. Eşya kıskançlıktan kaynaklanan arzularımızın en olağanı ve belki de en dolaysızıdır. Çünkü eşyaya sahip olmak bizi güvende hissettirir. Ancak bu tutku bizi hep mahkûm ve huzursuz eder. Azap içindeki ruhlarımıza fısıldadığı tatlı yalanlar içindir ki eşyaya sahip olmayı arzuluyoruz.
Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız. Özgür ve huzurlu olmak için şeye malik olmak yetmez. Huzurlu ve özgür olmak için çok az şeye ihtiyaç duymak esastır.