Bursa Hakimiyet

İtalya siyasi istikrar arıyor

Uzun yıllardan beri koalisyonlarla yönetilen İtalya bu duruma artık son vermek istiyor. Uzun yıllar siyasi istikrarı sağlayamayan İtalya, bu nedenle ağır ekonomik faturalar ödemiş bulunuyor. Bu duruma daha fazla tahammül edilemeyeceğini belirten Başbakan, geçenlerde parlamentodan önemli bir yasa tasarısını geçirdi. Seçim yasasında yapılan yeni düzenlemeyle seçim barajı ülke genelinde %3 olacak ayrıca koalisyonun önüne geçmek için ülke genelinde %40 alan siyasi parti 630 sandalyeli parlamentonun 340’ına sahip olacak ve tek başına hükümet edecek.
 Seçimde hiçbir parti %40’ı aşamaması halinde en yüksek oyu alan iki parti arasında ikinci tur seçime gidilecek ve bu yolla tek partili iktidar sağlanmış olacak. İtalya neden böyle bir yöntemi benimsemek zorunda kaldı? Çıplak bir mantıkla bakıldığında İtalyan parlamentosundan geçen bu son düzenleme antidemokratik bir düzenleme imajı veriyor. Ama koalisyonlardan çok çekmiş her ülkenin başvuracağı bir yöntem olduğunu kabullenmek lazım. Akıl ve sorumluluk bunu gerektirir.
İtalya’da 69 yılda 63 hükümet kuruldu. İtalya özellikle 20 yıldır geniş koalisyon ve ittifak hükümetleriyle yönetiliyor. 4 yılda ise siyasi ve ekonomik krizlerin etkisiyle biri teknokrat olmak üzere 4 farklı hükümet görev aldı. Her koalisyon hükümeti bir sonraki hükümete ağır ekonomik ve idari miras bıraktı.
 İtalya’da yaşanan durumun bir benzerini Fransa 1958 yılına kadar yaşadı. Fransa’da kurulan koalisyon hükümetleri ülkeyi yönetemediler ve Fransa ciddi siyasi ve dolayısıyla ekonomik krizler yaşadı. Bunu gören de Gaulle, parlamenter sistemin Fransa’yı yönetemediğini söyledi. General de Gaulle durumu Fransız halkına anlattı. Ancak mevcut yapıyı savunanların sayısı az değildi. Sonunda Fransa’nın milli kahramanı de Gaulle’ün dediği oldu ve Fransa, yarı başkanlık sistemine geçti.
1962 yılında Fransa, anayasasında büyük bir değişiklik yaparak devlet başkanını olağanüstü yetkilerle donattı. Anayasa koyucuyu böyle bir düzenlemeye sevk eden neden, hiç kuşkusuz 12 yılda 28 hükümet değiştiren ve bu süre içinde 310 gün hükümetsiz kalan IV. Cumhuriyet’in anayasal kurumlarıydı.
 AK Parti Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi gerektiğini savunurken, parlamenter sistemin ülkeyi yönetemediği gerekçesine dayandırıyor. Türkiye’nin siyasi tarihine bakılınca AK Parti’nin ileri sürdüğü argümanın doğru olduğu anlaşılır. Bunu anlamak için biraz araştırmak yeterlidir. Muhalefet partileri sistem değişikliğine topyekun karşı çıkıyorlar ama gerekçesini izah edemiyorlar. Bu da muhalefetin en büyük çıkmazı.