Bursa Hakimiyet

Kılıçdaroğlu’nun ucuz siyaseti

Rakipleri düşmanlaştırmak üzerine kurulmuş ayrımcı bir siyasetin sonucu toplumsal alanda kutuplaşma ve gerilim yaratır. Bu durumda siyaset, topluma hizmet etmenin dışına çıkar ve rekabeti düşmanlığa çevirir. Türkiye’de maalesef siyaseti bu yönüyle yaşadığımız zamanları hala geride bırakabilmiş değiliz. Ve bugün her zamankinden daha gerçekçi siyaset yapılmak zorunda.
“Erdoğan düşmanlığı” üzerinden toplumun yarısını ve onların desteklediği elitleri siyasal alandan kovmaya çalışmak, yani rakiplerini düşmanlaştırmak Kılıçdaroğlu’nun siyaseti olmuştur. Kılıçdaroğlu’nun sorunu; Ana muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı olarak gündem yaratamamak ve reel siyasetin dışında kalmaktır. Bu durum aynı zamanda CHP için de geçerlidir.
Kılıçdaroğlu ve yakın çalışma arkadaşları Demirtaş’tan kaçan kesimleri kendilerine çekmeyi hedeflemiş olmalılar ki, “Erdoğan düşmanlığı”nı derinleştirmek için “küfür, tehdit ve tahkir”i günden güne artırıyorlar. Birbirini takip eden gaflar, sabah başka, akşam başka kullanılan ifadeler, “Kılıçdaroğlu’nun gafları” olarak adlandırılsa da, Onun “ucuz siyaseti”nin adıdır. Diğer bir ifadeyle bunlar bir zihniyetin ürünüdür.
Siyaseti sadece itirazlar ve istemezük üzerinde bina etmenin hiçbir anlamı olmadığı gibi hiçbir faydası da yoktur. Sadece itiraz etmek, sadece tenkit etmek, sadece aşağılamak, sadece küçümsemek ve hiçbir alternatif göstermemek siyasetin anlamına, ruhuna uygun değildir. Karşı çıktığınız, doğru bulmadığınız, uygun görmediğiniz neyse, gerekçelerini ortaya koymak zorundasınız.” Böyle bu başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede getiremezsiniz” demek, diyeni komik hale sokar.