Bursa Hakimiyet

Kim sevmez bilgiyi?

Tom Brown’ın Okul Günleri adlı kitabı, Edinburg Rewiew tarafından “ ağır başlı”lık üzerine sürdüğü görüşler nedeniyle önemlidir. Sguire Brown, oğlu Rugby’ye gitmek için ayrılmak üzereyken “ kendini iyi bir araştırmacı olarak yetiştirsin diye okula gönderildiğini… mi söyleyeceğim ona? diye sorar.
“Fakat okula bunun için gönderilmedi ki,” diye düzeltir kendini;” mesele ‘Yunanca edatlar ya da digama’değil, istediğim tek şey ‘cesur’, yardımsever, özü sözü bir İngiliz, bir centilmen ve bir Hıristiyan olması…
Cesur, içten bir centilmen ve bir Hıristiyan; Rugby bunun içindir. Okul müdürü de buna katılır: Yetki verdiği yaşı küçük çocuklara” “Burada bakmamız gereken şey, ilkin dinsel ve ahlaki ilkeler; ikinci olarak centilmence bir yönetim; son olarak da entelektüel kabiliyettir.” diye anlatır.
Entelektüel kabiliyet üçüncü sırada. Daha ihtiyatsız oduğu bir anında “oğlunun aklındaki en önemli şey (fizik bilimi) olacağına, diye ekler” güneşin dünyanın etrafında döndüğünü düşünmesinden gayet memnun olurum.”
Bilgi eğitim sıralanımının en altındadır. Kökü eski seçkinlerin askeri Hıristiyan dünya görüşüne dayanan ve yüzyılın ortası itibariyle bu seçkinlerin en saygın okullarında ( sonra imparatorluktaki iş hayatında)yeniden canlandırılan Viktorya dönemi entelektüelizm karşıtlığının ilk damarıdır bu. Fakat bu yönde etki yapan tek kuvvet de değildir.
Cartyle, “okullar, akademiler, ve üniversiteler “ için de yazar, “ deha gerekli olmayabilir, “zira hep abartılıyordur. “ Evimizde, sokaklarda, tezgah aralarında, atölyelerde, dokuma tezgahının ve sabanın başında, muhasebe ofisleri ve imalathanelerde günlük olarak sağlanan yaşam dersleri çok daha faydalıdır.
Okullar ve akademiler yerine atölyeler ve dokuma tezgahları. Houghton “Sanayi devrimi bilimsel teoriye pek az şey borçludur,” diye yazar, dolayısıyla “ teknolojinin ilk başarılı bilimsel araştırmayı teşvik etmek yerine, iş aklına özgü entelektüelizm karşıtlığını onaylamıştır.
Richard Hofstadter Viktorya dönemi Britanya’sından savaş sonrası Birleşik Devletler’e kadar izini sürdüğü entelektüelizm karşıtlığı için “ işadamlarının anti- semitizmidir,” benzetmesini yaparak Houghton’ın söylediklerini yankılar.