Bursa Hakimiyet

Kral çıplak-Yeni Mc Carty’ciler

İslamafobi, bugün Avrupa ve Amerika dahil olmak üzere her yeri kasıp kavuruyor ve tehditkar bir eğilim olarak günden güne öne çıkıyor. Avrupa ülkelerindeki seçimlerde açıktan yürütülen Müslüman karşıtı kampanya, göçün sınırlandırılması yönünde çağrıda bulunmanın ötesinde, İslam’ın Avrupa’nın karşılaştığı en büyük “tehdit” olduğunu dillendiriyor.
Eskiden ABD’de İslamafobi “teröre karşı savaş” doktrinini meşrulaştırmak için kullanılırken bugün ilaveten Avrupa’da yaşandığı biçimiyle aşırı sağın ülke içine dönük bir gündemi olarak da iş görüyor.
Kötü niyetli, kirli ve tehditkar bir Müslüman düşman” imajı” yansıtmak suretiyle korku ve nefret üretmek için bir araya gelmiş olan ve birbirine bağlı dört grup insan vardır. Bunların arasında da, kendilerini “İslamcı terörist” arayıp bulmaya adamış neo-con kampı mensupları İsrail’e yönelik eleştirileri, İslamofobi mantığı doğrultusunda zapturapt altında tutmayı hedefleyen Siyonistler. İslamofobik savaşçıların saflarına katılan Hıristiyan sağ ve Ortadoğu ve Güney Asya’da İslam tacizinden yararlanmış olan bir grup sabık Müslüman(ve Hıristiyan)
Neo-con’lar ve Siyonistler: Frank Gaffney ve Daniel Pipes, İslamofobi politikalarına odaklanmış olan önde gelen iki neo-condur. Gaffney, Reagan döneminin savunma bakan yardımcısı olarak 1983-1987 yılları arasında  Richard Perle’ye hizmet vermişti. Soğuk Savaşçı olmaktan İslamofobik savaşçı olmaya geçiş onun için zor olmamıştı.
(PNAC,Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi)’nin alt kuruluşu olan (AVOT-Terörizmden Zaferle Çıkan Amerikalılar)’ın başdanışmanıydı. Muhafazakar William Bennett’in yönetimindeki AVOT’un Web Sitesi’nde şöyle yazar:”Kamuoyunun hazırlanması, dış politikanın Amerika’nın kurucu ilkelerine temellenmesinin teşviki, İslam ve İslamcılık hakkında artarak araştırma yapılması suretiyle terörle savaştan zaferle çıkmaya, önce Amerika’da kusur bulanlara saldırmak için sarsılmaz bir kararlılıkla adanmıştır.” Bu beyan, terörle savaşı “kazanmak” için neo-con’lar tarafından benimsenen bir stratejiyi yansıtır.
Bu stratejinin en önemli parçası kamuoyu için mücadele etmektir. Neo-con’lar dış politika mercilerinin bülten, günlük, dergi vb. yayınlarında kendi vizyonlarını zorla öne sürmüş ve realistlerinki gibi sair dış politika paradigmalarına karşı polemik yapmışlardır.
Bu ideolojiyi geliştirmek ve ilerletmek için Amerika’nın büyük ve iyi Amerika’nın savaşması gereken kapsayıcı bir düşman yaratmaktan, yani Müslüman”kötücüler”den- sonra da “İslamofaşist” lerden daha iyi bir yol olabilir miydi?