Bursa Hakimiyet

Lodos Bursa’da yıktı geçti

Bursa deyince akıllara Bursa dışında yaşayanlar için Uludağ, kar, kayak gelir genelde. Ama uzun yıllar Bursa’da yaşayanlar Bursa denince lodos akla gelir.
 Lodos, Bursa’nın kirli havasını temizler şehre bir soluk aldırır genelde. Arada bir ortalığı yıkar da. Tıpkı geride bıraktığımız günlerde olduğu gibi. Bursa’da lodos bu… Bursa’da yaşamak isteyen lodosu ciddiye almak zorunda. Binasını yaparken, çatıyı kurarken, arabasını park ederken, bahçe duvarını örerken lodos hep hatırında olmalıdır. 
Sert esen son lodos Bursa’da ciddi hasarlara vesile oldu. Direkler yıkıldı, çatılar uçtu, ağaçlar devrildi, elektrikler kesildi ve insanlar yaralandı, öldü. Bizim evin elektrikleri tam beş gün kesikti. Artık çağımıza her şeyin elektrik olduğunu bu vesileyle bir kez daha anlamış olduk. Isınamadık, televizyon izleyemedik, yazı yazamadık, kitap okuyamadık. Neyse şimdilik geldi geçti. Bir dahaki sefere Allah Kerim…

Demagoji

Demagoji, bizzat kelimenin bize çağrıştırdığı üzere, demokrasi kadar eskidir; fakat kitle iletişim araçları ve özellikle televizyon sayesinde modern çağda müthiş bir ivme kazanmıştır. 
Yazılı basın da herkese hitap eder, ama orada en azından durma, makaleyi yeniden okuma, düşünme imkanı vardır. Televizyon haberleri hızlı geçer, kısa ve net cümlelerle haberi basitleştirir; adeta çağımız insanı, bir dakikadan fazla süreyle bir konuda yoğunlaşma güçlüğü çekiyormuş gibi… Bu açıdan genel bir eğilim konusudur: İletilmek istenen mesaj ne olursa olsun, ister soldan, sağdan veya merkezden gelsin, ancak akılda kalır bir slogana indirgenmesi başarılabilirse bellekte tutma şansı olabilir. İletişimin biçimi, onun içeriğinin kaderini tayin ediyor: Televizyonun kendisi de popülisttir ve orada konuşma yapanlar da popülist olma eğilimi içine girerler. Ancak bu eğilimler, özellikle aşırı uç görüşlere sahip konuşmacılarda kendini gösterir.
“Üç milyon işsiz var,üç milyon göçmen var,” derken burada demagogun cümlesini bir sonuca bağlamaya ihtiyacı yoktur, bunun için izleyicilerine güvenebilir. Televizyon aynı zamanda, ileri sürülen savların kanıtlarının sunulmasının aleyhine olarak, çekiciliği ön plana çıkarır; eğer demagog sevimli ve güven verici bir fiziğe sahipse, iyi bir diksiyonu varsa, coşturmayı veya güldürmeyi biliyorsa ayrıcalıklı bir konuma gelir. Fakat karizmatik bir kişilik olmadan popülizmin soluğu hızla tükenir.