Bursa Hakimiyet

Muhalefet partileri kıvırmaya başladı

7 Haziran seçimi Türk seçmeninin siyasi zekasını bir kere daha ortaya koydu. Böylesine geniş bir yelpazeye sahip muhalif taraf, AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı üzerinden yürüttüğü  propaganda sonucu elde edebildiği netice AK Parti’nin tek başına iktidar olmasının önüne geçmekti ve bunu sağladı.
Şimdi işler sarpa sardı zira; CHP-MHP- HDP, koalisyon iktidarından uzak duracaklarını seçim sonuçları alınır alınmaz neredeyse ağız birliği edercesine beyan ettiler. Bu ne demek şimdi?
Propaganda döneminde verilen vaatler güme mi gitti? Hani asgari ücret 1500 lira olacaktı. Hani iki bayram ikramiyesi nerede? Bunu şunun için söylüyorum; üç partinin de vaatleri hemen hemen aynıydı. CHP 1500 derken MHP 1400, HDP ona yakın rakamları telaffuz ettiler.
 İşte şimdi hükümet olma imkanı doğdu. Kılıçdaroğlu başbakan, Bahçeli başbakan yardımcısı olarak hükümeti kurmalı ve seçim vaatlerini yerine getirmelidirler. Ama hemen kıvırmaya başladılar.
MHP iktidar ortağı olmaktan uzak duracak. Bahçeli seçim akşamı seçim sonuçları belli olduğunda bunu açıkladı.” AK Parti HDP hükümeti olsun” diyor. Kendisi hiçbir siyasi risk almadan oylarını muhafaza etme peşinde. 
CHP hiçbir zaman iktidar hesabı içinde olmadı. Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’nin tek derdi AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırmaktı ve sonrası hiç önemli değildi. Bunu alenen söylediler ve bütün seçim propagandasını AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden yürüttüler. HDP ve MHP de aynı yöntemi takip ettiler. Türkiye’nin  şimdi siyaseten neyle karşılaşacağı belli değil. Ama bir şey daha var ki önemli, o da şu: Üst akıl… Üst akıl acaba bundan sonrası için ne planlıyor bunu bilmek.
Hedef, AK Parti’nin yara almasıydı ve AK Parti yara aldı. Şimdi AK Parti ivedilikle kendini gözden geçirip çok sağlıklı bir iç muhasebe yapmalıdır.
Muhalefetin kendisi hakkındaki söylemlerin peşine takılarak siyaset yapması AK Parti’ye yaramamıştır ve bu nedenle bundan böyle çok daha dikkatli olmalıdır. Dikkatli olması gereken sadece bu değil şüphesiz.” Ben genel merkez olarak en iyisini bilirim” sevdasından da vazgeçmelidir. İlk dönemde olduğu gibi topluma dokunmalıdır. Daha çok söyleyecek lafımız var. Daha çok yazacağız.