Bursa Hakimiyet

Muhsin Yazıcıoğlu anısına

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile gönül bağım vardı. Karşılıklı oturup sohbet ettiğimiz azdır. Bursa’da Yeminli Mali Müşavir dostum Ekrem Alfatlı’nın Muradiye’deki büro açılışından sonra, TBMM’de sohbet şansını yakalamıştım.
O, kibirle kompleksin oluşturduğu önyargılardan arınmış, fikir ve siyasi mücadelesinde her söylemi her eylemi inanan ve inandığını hayata geçiren bir semboldü. Şöyle diyordu:” Haksız bir dava uğruna sultanlık yapacağıma, gerekirse haklı davada tek başıma yürürüm.”
Yazıcıoğlu her daim hakkın, adaletin,doğrunun, milletin yanında yer almıştır. 12 Eylül sürecini takip eden “1993 Örtülü darbesinde”, bu sürecin devamı olan” 28 Şubat” ve sonrasında yine demokrasiye ve milli iradeye sahip çıkarak Türk demokrasi ve siyasi tarihine “yiğit bir lider”, gerçek bir devlet adamı olarak geçmişti.
Statükocularla, ordu içindeki mezhepçi sol cuntaların otoriter Baasçı zihniyete sahip bir askeri darbeyle yönetime el koymaya çalıştıkları karanlık 28 Şubat sürecinde,” namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam” diyerek milli irade ve demokrasi düşmanlarına dikilmiştir. 1997 Haziran’ında “ Türkiye İran olmayacak, Cezayir olmayacak, ama Suriye olmasına da biz asla izin vermeyeceğiz” diyerek Türkiye’de kurulan tezgahı ifşa etmiş, milleti uyarmıştır.
Muhsin Başkan, en zor şartlarda dahi hakikatı haykıran bir hakperestti. O,hiçbir zaman hesap adamı olmadı. O, her daim milletin, ülkenin derdiyle dertlendi. Onun için iktidar vizesi önemli değildi. O, dünyanın neresinde bir haksızlık varsa, orayla ilgiliydi. Gerçek bir dava ve gönül adamı ancak böyle olurdu. Egemen güçlere, çıkar çevrelerine, iç ve dış karanlık mihraklara boyun eğmedi, daima mücadele etti.
Şöyle diyordu:”Bir hayalim var! Bütün vatandaşlarımızın, ayyıldızlı bayrağın altında, şerefle yaşadığı kavgasız bir Türkiye hayal ediyorum… “ Sonsuzluğu düşünen Muhsin Başkana Allah’tan rahmet diliyorum. Makamı cennet olsun.