Bursa Hakimiyet

Nasıl bir dünya istiyoruz?

Pek çok insanın günlük yaşantısında korku, umuttan daha büyük bir rol oynar. Sahip olduklarının, kendi yaşamlarına ve ilişkide oldukları insanların yaşamlarına katabileceği hazdan çok başkalarının onları ellerinden alabileceği korkusuyla doludur. Hep bir vehim, endişe ve korku. Hayat böyle yaşanmamalıdır.
Yaşamları kendileri, aileleri, arkadaşları ve dünya için faydalı olanlar umutlu ve neşeli insanlardır. Hayallerinde olmasını istedikleri şeyleri ve bunların hangi yollarla gerçekleşeceğini görürler. Özel ilişkilerinde, saygı ve sevgi görme kaygısı taşımazlar, onlar daha çok özgürce saygı ve sevgi göstermekle ilgilidirler, bunun ödülü de onlar aramadan kendiliğinden gelir.
Çalışma hayatlarında rakiplerini kıskanmaz, yapılması gereken işle ilgilenirler. Siyaset alanında, sınıflarının haksız elde ettikleri ayrıcalıkları savunmak için zamanlarını ve enerjilerini harcamaz, dünyayı, genel olarak da mutlu, daha az acımasız, birbirine rakip hırslar arasındaki çatışmanın daha az olduğu ve gelişmeleri baskı yoluyla engellemeyen insanlarla dolu bir yer haline getirmeyi amaçlarlar. Sahip olmaktan çok, yaratmayı hedefleyen bir ruh hali içinde yaşanan yaşamın temelinde, zor şartlar tarafından bile yok edilemeyecek bir mutluluk vardır.
Asıl mesele nasıl bir dünya istediğimizle ilgilidir. Belki de yaşamakta olduğumuz hayat, yaşadığımız çevre, ilişkide olduğumuz insanlar, tüketim şeklimiz, zevklerimiz varsa fikirlerimiz, okuduklarımız, gördüklerimiz, yaşadığımız hayatı belirler. Belki değil, tamamen öyle.
Daha çok istemek, daha çok tüketmek, daha ziyade rahat etmek arzusu, senden geri kalanları için bunların daha az olmasını getirir. Çokluk ve azlık… ucu açık iki kavram. Nereye kadar? Had hudut yok. Hayat imaj üzerine     kurulmuşsa sürdürülebilir olamaz. Öyle bir hayat sadece yalnızlıktır. Yalnızlık! Hangi lüks içinde     olursan ol, korku ve endişe demektir.
Mesela; dehşete kapılmış silikon göğüslü kadınlar, güvenlikli sitelerin korku dolu lüks yaşamına hapsolmuş plastik ilişkiler. Bu sadece bir örnektir. Sen şimdi bu güne kadar gördüklerinle bu örneği çoğaltabilirsin. Bir insan için     beden sağlığı ne kadar önemliyse, ruh sağlığı da o kadar önemlidir. Kendini kontrol et ve kendinle barışıksan sen mutlu bir insansın. Varsın az tüket.