Bursa Hakimiyet

Nasiruddin et Yusi: Ahlak-ı Nasıri

Matematik, astronomi, tıp, felsefe ve nefis ilmi( psikoloji) üzerine çalışmaları bulunan Horasanlı bilgin Nasiruddin Tusi (ö. 672-1274)’nin Ahlak-ı Nasıri isimli eseri sahip olduğu özellikler ve kendisinden sonrasına etki açısından İslam ahlak düşüncesinin önemli mihenk taşlarından birisidir.
Kitabın Ahlak Terbiyesi başlığını taşıyan birinci makale iki kısım ve toplamda 17 fasıldan oluşur. Yazar bu ilmin (makalenin) konusunu “güzel, övgüye değer ya da kötü ve yerilen iradeli eylemlerin kendisinden ortaya çıkması yönünden insani nefis” olarak belirler.
İnsan en aşağı hayvani, ortası yırtıcı ve en üstü meleki nefsin birleşimidir. İnsan kendi hayatında bu üç kademeli nefsin hangisinin baskınlık kazanacağını yapıp ettikleriyle belirler. Bu üç nefsin karşılığı olarak Kur’an’da nefsi emare( hayvani), nefsi levvame (yırtıcı) ve nefsi mutmaine (meleki) geçer. Meleki nefis gerçek edep ve kerem sahibidir.
Müellif; nefsin mahiyetini, yetilerini inceledikten sonra insanın dünyadaki en şerefli varlık olarak kabul edilebileceği yaşayış tarzını araştırır. Öfke ve arzu güçleri hayvani gücün bir parçası olarak kabul edilir. İnsani nefis düşünme gücü ile temsil edilir ve bu nefsin teorik ve pratik akıl olarak iki kuvveye ayrıldığı belirtilir. Nefsin bu güçlerine dayalı olarak oluşturulan erdemler görüşü ve listesi bazı kaynakların genişletilmiş listesidir.
Tusi’ye göre tıp ilminde bedenin sağlığının korunması mizaca uygun olanı kullanmakla, ahlal ilminde nefis sağlığının korunması ise erdemlerle kendini bezemiş kişilerle oturup kalkmak ve arkadaşlık etmekle olur. Çünkü oturup kalkma ve arkadaşların etkisi kadar insanı başka hiçbir şey etkileyemez. Akıllı kişi amacını gayretini müptela olduğu noksanlıkları gidermek için hasreder, mizaç dengesini koruyacak ve yaşamını sürdürecek ölçüde besinle yetinir, zevk almak için değil sağlıklı yaşamak için beslenir, giyim konusunda aşırıya gitmeden soğuk ve sıcağın zararını def edecek kıyafetle iktifa eder, cinsel ilişkiyi neslin devamı gayesine hasreder.
Nefsi kötülüğe sevk eden başlıca erdemsizlikler olarak yalın bilgisizlik, birleşik bilgisizlik (bilmediğini de bilmeme), öfke, ödleklik, korkaklık, ölüm korkusu, şehvet, tembellik, hüzün, hasret ön plana çıkarılır ve bunların tedavi yolları geniş bir şekilde ele alınır.
Ahlak- Değerler ve Eğitimi- Dem Yay.