Bursa Hakimiyet

Piyasaların duyguları var mıdır?

1936’da büyük eseri İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi’nde Keynes, yarışmacıların yüz fotoğraf içinden en güzel altı kadının fotoğrafını seçmeleri gereken kurmaca bir gazete yarışması hayal etti. 
Kazanan, seçtiği altı resim bütün yarışmacıların seçimlerindeki en popüler kombinasyona en yakın olan kişidir. Bu yarışmacıların kişisel değerlendirmesine göre gerçekten en güzel olanları seçmekle ilgili bir şey değil, ortalama kanının hakikaten en güzel olduğunu düşündüğü resimleri seçmek de değil. Daha çok aklımızı, ortalama yarışmacının beklenen ortalama fikrini tahmin etmeye adadığımız üçüncü seçenekle ilgileniyoruz. 
O halde buradaki püf noktası, en güzel olduğunu düşündüğümüz altı kadın seçmek değil, diğerlerinin güzel olduğunu düşündüğü kadınları tahmin etmeye çalışmak.
 Keynes’e göre, menkul kıymetler borsasındaki durum da buna benziyor: Kazanan en büyük yatırımı yapan kişi değil, kitlelerin, yani diğer oyuncuların psikolojisini anlayan kişi. Bir başka deyişle, bir hisse senedinin fiyatı onun temel değerine göre belirlenmiyor, daha çok o senedin başkalarının fikrine olan değerine göre belirleniyor.
  Keynes’in düşünce deneyiminden sonra geçen yetmiş yılda, kapitalizm birkaç safhadan geçti ki bugün tamamen” Finanslaşma” denilen şey tarafından yönetiliyor. Kısaca, bugün elimizde olan şey tamamen finansal sektöre dayalı bir ekonomi değil, finansal sektörü kullanılan dilden ayırmanın imkânsız olduğu bir ekonomi.
  İtalyan felsefeci Franco Berardi Bifo, sermaye biriktirmenin esas olarak sonradan değer üreten karakterlerin üretimi ve biriktirilmesi aracılığıyla başarıldığı üretim biçimini belirtmek için ”yarı kapitalizm” terimini ortaya atarken, İsviçreli ekonomist Cristian Marazzi dilin, bugünün kapitalizminin işlevselliği (ve krizi) için olmazsa olmaz olduğunu,”Finanslaşma” denilen şeyin sadece iletişim aracılığıyla işlediğini gösteriyor.
Hisse senetlerinin alımlarının ve satımlarının büyük ölçüde dedikodulara, spekülasyona ve itibara dayandığını ve iletişim olmadan birikimin de olmadığını görmek için Wall Street kültüründen yakın zamanda çekilen oyunun sonuna kadar herhangi bir “simsarlık” filmine bakmanız yeterli. Günümüzde piyasalar artık insan gibi olmaya başladılar. Beklentileri var,”görebiliyorlar” ve hepsinden de öte, sadece kelimelere dayalı “tepki” verebiliyorlar.