Bursa Hakimiyet

Şark veya Ortadoğu

Bugün çatışmaların olduğu, her türlü katliamların yapıldığı, milyonlarca insanın ülkelerinden kaçıp yollara düştüğü Ortadoğu, Batı dünyasının Birinci Dünya Savaşı’yla birlikte göz diktiği coğrafyadır. Medeniyetin ilk ortaya çıktığı ve geçmişte dünyanın merkezi olarak kabul edilen Ortadoğu’nun modern tarihteki isimlendirilmesi siyasidir ve kendisinden kaynaklanan niteliklerle değil, emperyalizmin bölgeye baskısıyla bağlantılı olmuştur.
Osmanlı döneminde bölge “Şark” olarak anılır, “Şark meselesi” kavramı bölgede yaşanan siyasi ve askeri sorunları anlatmak için kullanılırdı. Aynı kavramın I.Dünya Savaşı’ndan itibaren Batı’nın dilinde ifade ettiği şey; yıkılmakta olan Osmanlı’nın idaresindeki toprakların ele geçirilmesi oldu.”Şark”ın haritası ı.Dünya Savaşı sırasında “kırmızı sınır” olarak çizilmişti. Şimdi yaşanan iç savaşların ve işgallerin altında yatan sebep bu kırmızı sınırların hangi ülkelerin çıkarına yeniden çizilmek istenmesinden ibarettir.
 “Ortadoğu” ismi ilk kez İkinci Dünya Savaşı sırasında, İngiliz birliklerinin sorumluluk alanlarından birisini tarif ederken kullanılmış ve bu süreçten sonra yaygınlaşmıştır. İngiliz askeri literatüründe “Şark meselesi”, “Ortadoğu” olurken, kapsadığı coğrafya da Osmanlı’dan daha öteye Kuzey Afrika’dan Hindistan’a kadar genişliyordu.
Fransız kaynaklı tanımlamalarda ise Ortadoğu, Türkiye, Arap Yarımadası ve İran’la sınırlandırılıyor. Bölgenin ismini ve çapını belirleyen birden çok coğrafi, siyasal, dinsel nitelikten söz edilebilir. İslamiyet, Araplık, petrol hatta su gibi… Ancak 20 yüzyıl boyunca tüm bunların ötesinde belirleyici olan öğe, emperyalist güçlerin bölgeyi tekeline alma çabası olmuştur. Çünkü Ortadoğu dünyanın diğer bölgelerinden farklı olarak taşıdığı zenginlik nedeniyle emperyalist hatta bölgesel sömürgeci güçlerin ilk gözünü diktikleri, ele geçenleri ve elde tutanları boşa düşürmek için açık ve gizli savaşların en fazla yürütüldüğü, paylaşım rekabetinin halkların kaderine en çok vurduğu bölgedir.
Türkiye’de terörün on yıllar sürmesinin nedenlerini asıl burada aramak lazımdır. Türkiye’deki terörün sebebi ne Kürt hakları meselesidir, ne de kültürel ve iktisadi meseledir. Türkiye’de yaşayan herkes bunu iyi bilmek ve kavramak zorundadır.