Bursa Hakimiyet

Seçimlere giderken

Bizim seçim tarihimiz, seçim öncesi garabetlerle, manipülasyonlarla, yaratılmak istenen ve yaratılan kaoslarla doludur. Her seçim öncesi önyargılar tavan yapar.
Ama bu da yetmez, bel altı vuruşlar, fakirlik edebiyatı, bol keseden vaatler, muhalefetin siyasi taktiği olarak gündemi meşgul eder. Seçimin yaklaştığı bugünlerde yine komik, trajik insanı bıktıran, bezdiren yazılar, yorumlar arka arkaya diziliyor. Muhalefet bundan evvelki seçimlerde kullandığı araçları yeniden piyasaya sürdü.
Yerel seçim öncesi “AK Parti seçimi uzatacak, yaptırmayacak çünkü korkuyor” balonunu uçurmuşlardı. Hatta o dönemde Başbakan olan Erdoğan’ın “ülkeden kaçacağını” dahi söyleyebilmişlerdi. Şimdi de AK Parti’nin oyları çok düştü yüzde 38’lere geriledi geyiği yapıyorlar. 12 yıldır kaybettikleri altı seçim iki referandumun gerçek sebepleri üzerinde durmuyorlar bile. Zamanlarını mahalle dedikodularıyla harcıyorlar.
Kimi zaman sözlü veya yazılı öylesine uçuk gerçeklerden uzak yorumlar yapılıyor ki insan,” bu kadarı da çok fazla oldu” demekten kendini alamıyor. Dersiniz ki bu insanlar Türkiye’de yaşamıyor.  Dünyadaki gelişmeler insanlık için hayra alamet gelişmiyor. Gelişmelerin nerede     duracağı da meçhul. Hal böyleyken bunların farkına varamadan yaşamak nasıldır anlamak güç.

Para politikaları bir değer -Faiz

1913’te ABD’de Merkez     Bankası yani FED’in kurulmasıyla ABD, yaklaşık 150 yıldır direndiği’Faiz Lobisi’ne teslim olmuş oluyordu. Avrupa’da ise 1909’da önemli bir gelişme oldu. Prof. Fekete’ye göre 1909 para tarihi için çok önemli bir yıl. Çünkü Fransa ve Almanya’da artık ‘altın’ paraların tedavülden çıkarılıp sadece     ‘banka parası’ kabul edilecekti.     Bu ise senet sistemini çökertecekti. Zira artık senetlerin zamanı geldiğinde ödenmesi ‘ hakiki altın’ ile değil borca dayalı olan ‘banknot’, banka parasıyla yapılacaktı. Yani bir borç başka bir borçla ödenecekti.
Hem Prof. Feleke, hem de Prof. Rittershausen tüm dünyayı saran işsizliğin sebebinin hakiki  bir değer altının yerine borca dayalı bankanın parasının ikame edilmesinde görürler. Keynes, cari açığın para basılarak kapatılmasını önerir. Bunun manası, devletin ‘faiz lobisine’ teslim edilmesidir.
1909’da bizde neler oluyordu? Bizde darbe yapılmış, Padişah II Abdülhamit tahtan indirilmiş, Yıldız Sarayı yağmalanmış ortalık yangın yerine dönmüştü.