Bursa Hakimiyet

Serbest Fırka nasıl kapatıldı?

Süreyya İlmen İstanbul eski milletvekili. 1946 yılında bir kitap yazar. Kitap 1951 Mart ayında Ahmed Said Basımevi tarafından 1000 adet basılır. Kitapta “İlk Söz” şöyledir.
 Fethi Bey, bana:- Paşam yarın akşam Yalova’da Gazi’yi görmeye gidelim. Akşam üzeri, Yalova vapurunda birleşelim dedi. Akşam geç vakit Yalova’ya gittik. Oteldeki odalarımıza uğradık Hemen Gazi’nin dairesinde, büyük yemek salonuna koştuk. Bu salonda 30-40 kişilik büyük bir yemek sofrası kurulmuştu. Salonda üç-beş kişi vardı. Beş-on dakika sonra Gazi geldi selamlaştık.
Fethi Bey: Süreyya Paşa’yı da Fırkamıza aldık dedi. Gazi: Çok iyi oldu, memnun oldum dediler. Bu sırada huzuru mutat zevat birer ikişer gelmeye başladılar. Sofranın baş tarafında Gazi sandalyesine oturdu, sağ tarafına Fethi Bey’i oturttu. Sol tarafına İstanbul Vali ve Belediye Reisi Muhittin Bet oturdu. Fethi Bey’in sağında Şükrü Naili, onun da sağında Abdurrahman Nafiz Paşalar oturdular. Muhittin Bey’in solunda Prof. Sadri Maksudi Bey ve bunun da solunda ben oturdum. Diğer zevat gelişigüzel sofraya dağıldılar. Herhalde o gece otuz kişiden fazlaydık. İçilmeye başlandı, konuşuldu. Bir müddet sonra Gazi, beni yanına çağırdı, gittim tabii ayakta durdum; herkes sükut etti, dinlemeye başladı…
Gazi: Fethi Bey, Süreyya Paşa’yı fırkamıza aldığınıza çok memnun oldum; kendisi hem şehirci, hem teşkilatçıdır buyurdular. Ondan sonra bana tevcih-i hitapla:
Bak  ben, Reisicumhur sıfatıyla bitarafım. Bir fırkanın başında pek muhterem arkadaşım İsmet Paşa hazretleri  bulunuyorlar, diğer fırkanın başında da pek muhterem arkadaşım Fethi Beyefendi bulunuyorlar. Bu iki fırka birbirleriyle çarpışacak, birbirlerini kontrol edecek, birbirleriyle mücadele eyleyeceklerdir. Lakin dünyaya karşı da:”Türklerde de bir terbiye-i siyasiye mevcut olduğunu” ispat edeceksiniz buyurdular.
Ondan sonra sofrada bulunanlara hitaben:
Bakınız! Ben, Reisicumhur sıfatıyla bu iki fırkaya karşı daima bitaraf kalacağım, dediler. Ve şükrü Naili ile Abdurrahman Nafiz Paşalara da:
-Ordu! Siz de benim gibi daima bitaraf kalacaksınız; bu iki fırkanın mücadelelerine karışmayacaksınız buyurdular.
Neticede ise; Gazi, bu vaadini ifa edemedi. Eğer Gazi sözünü tutup bitaraflığını muhafaza etse idi bugün, Serbest Fırka tam yirmi yaşını ikmal etmiş olacaktı; zavallı Serbest Fırka!
( Kitap yeniden basılıp Derin Tarih Dergisinin 42.sayısının hediyesidir.)