Bursa Hakimiyet

Siyaset umutsuzluk pompalama alanı değil

Siyaset, toplumun sosyolojisini anlamak demektir bir yönüyle. Başka bir yönüyle siyaset umut vermektir. Ama bu umut vermek hiçbir zaman üç anahtar vaat edip evi kapısız bırakmak değildir.
Yunanistan’daki seçim sonuçlarıyla birlikte Türkiye’deki sol ve CHP( CHP hiçbir zaman sol olmamıştır olmaya da aday değildir bu haliyle) birden solda iktidara gelebilirmiş diye umutlandılar. 
Elbette ki sol da iktidara gelir ve dünyanın değişik ülkelerinde iktidarda olan sol yönetimler var. Ama bu sol yönetimlerin hiçbiri Türkiye’deki sola benzemez. Daha doğru bir ifadeyle Türkiye solu isimden başka sol adına dünya soluyla örtüşmez.
Türkiye’deki solun her şeyden önce sivil siyaset yapma geleneği yok. Bu anlamda kafaları hala dağınık ve karışık. 
Sivil siyaset yapma konusunda ilkeli bir duruşları olmamıştır aksine; en ufak bir sıkışmışlıkta darbe çağrısı yapıyor, sokakların ateşe verilmesine sakınca görmüyor hatta bu sokak hareketleri içinde yer alıyor. 
Bu durum toplumu küçümseme psikolojisini barındırdığı gibi kullandığı siyaset dili de toplumu küçümsemektedir. Sivil, ilkeli ve Türkiye sosyolojisiyle örtüşmeyen böyle bir siyaset yapmanın sonucu toplumu huzursuz yapıyor. Bu dili kullanan siyasetçiler de toplumdan uzaklaşıyor. Ama toplumdan uzak kalarak siyaset yapmanın imkanı yoktur. Her şeyden önce bunu iyi anlamak, iyi bilmek gerekiyor.
Yunanistan’da veya dünyanın herhangi bir yerinde sol partilerin seçimle iktidara gelmeleri Türkiye’deki bu anlamda bir fayda sağlamaz. Türk solu sivil siyaseti içselleştirmeden iktidara gelemez. Türkiye’nin sivil siyasetten yana olan toplumun sosyolojisini anlayıp ona değer veren ilkeli bir sol anlayışa ihtiyacı var. Böyle bir sol, Türkiye’nin iç ve dış politikalarına katkı koyar.
Türkiye’de siyaset yapan muhalif partiler sağ sol fark etmiyor muhalefet yapma adına topluma mutemadiyen umutsuzluk pompalıyor. Sanki Türkiye’de her şey çok kötü ve iktidar partisi hemen her şeyi kötü yapıyor. İyi ama toplum yaşamın içinde ve birçok şeyi senden iyi değerlendiriyor.
Dolayısıyla her şey kötü demekle siyaseten bir şey elde edemeyeceğini geride kalan süreç gösteriyor. Muhalefetin ama özellikle solun söylemleri daha geçekçi ve umut verici olmalıdır.