Bursa Hakimiyet

Siyasi partiler ve kongreler

Siyasi parti kongreleri hangi yöntemle yapılırsa yapılsın kendine has bir heyecanı içinde barındırır. Yöntemden kastım, kongrelere gidiş süreçlerinde parti genel merkezleri tarafından benimsenen ve uygulanan pratiklerdir. Bu pratiğin iki çeşit uygulaması vardır.(1) Delegenin oy vermesiyle,(2) Parti üyelerinin hakim huzurunda oy vermesi suretiyle yapılan seçim.
Delegenin oy vermesiyle yapılan seçimde bir aday olabileceği gibi birden fazla aday da olur. Siyasi partiler, her iki yöntemi de uygulayabilirler. Bu iki yöntem de demokratiktir. Birden fazla adayla kongreye gitmek göreceli olarak daha demokratik görülebilir ama çok öyle değildir. Tek adaylı seçimleri benimseyen siyasi partiler seçim sürecinde  iyi istişare edebilirlerse seçimden güçlenerek çıkarlar. AK Parti bunu yapmaya çalışıyor ve şimdiye kadar da bu yöntemin en azından zararını görmüş değil. 
AK Parti ilçe kongrelerini tam hızla yapıyor. Milliyetçi Hareket Partisi henüz kongrelere başlamadı ama kongreleri yapacak, takvimi belirliyor. Cumhuriyet Halk Partisi kongreleri 2015 seçimlerinden sonraya  bırakmış durumda.
Kongre süreçleri siyasi parti teşkilatlarının yenilenmesini sağlayabildiği gibi teşkilatlarda kırılmaları da beraberinde getirebiliyor. Her siyasi partide her partili, teşkilatlarda görev almak ister. Belediye meclisinde, il genel meclisinde olmak ister. Milletvekili olmak ister. Bu gayet tabii bir istek. AK Parti bu durumu iyi okuduğu için siyasette talep edilen bu alanlarda devamlı değişim yapıyor. Milletvekilliğini üç dönemle kısıtlamış. Belediye meclisi üyeliklerini yeniliyor. Teşkilatlarda görev alanlar, mesela bir il başkanı ,ilçe başkanı, il, ilçe yöneticisi milletvekilliğinde kendine şans tanıyor. Zira devamlı bir değişim yaşanıyor partide.
Cumhriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi’nde AK Parti’deki değişimi göremiyoruz. Dolayısıyla bu partilerin kongreleri de daha sert geçiyor. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi’nin kongrelerinde gruplaşmalar daha fazla oluyor ve kongreler daha sert  geçiyor. Bu gruplaşma ve sertlikler aynı zamanda kırılmaları, kırılmalar da partililerin birbiriyle olan samimiyetlerini yok ediyor.
Sonuç olarak siyaset yapmak isteyenler hangi siyasi partide görev almak istiyorlarsa o partide yer alsınlar ama itidali hiçbir zaman bırakmasınlar. Siyasi partilerde görev almak aynı zamanda dost kazanmak olduğunu da unutmasınlar. Kongreler dostlukların kurulduğu süreçler olmalıdır. Siyasetle uğraşanların en büyük kârı budur.