Bursa Hakimiyet

Tarihin içinden uluslararası ilişkiler ve Türkiye-1-

Tarih bize sadece geçmiş ile ilgili bilgi vermekten ibaret değildir. Tarih bize geçmişi hatırlatırken, günümüzü algılamaya ve geleceğimizi tasarlamaya yardımcı olur. Tarihin asıl amacı, baştan beri olup gelen çağlar içinde insanlığın yaşamını bir bütün olarak yeniden ortaya koymaktır. Dolayısıyla tarih, bütün toplumları ve ülkeleri ilgilendiren evrensel bir bilimdir.
Son zamanlarda Rusya Türkiye arasında baş gösteren gerginlik, toplum olarak bir eksikliğimizi görmemize vesile olmuştur ya da olmalıdır. Rusya bizim komşumuz ve tarihte karşılıklı olarak çok ciddi çatışmalar içine girdiğimiz bir ülke. 
Bu çatışmalar-savaşlar- niçin yapıldı? Hangi dengeler, çıkarlar, ittifaklar, ihtiraslar bizi karşı karşıya getirdi, hangi sonuçlar doğdu gibi birçok soruyu sormak, buna açıklık getirmek tarihin işidir. Son olaylar tarih konusunda ne kadar bilgisiz olduğumuzu görmemizi sağlamalıdır. Türkiye’de 1960 yılına kadar Rusça öğrenmenin yasak olduğunu söyleyebiliriz ama, bu durum eksikliğimiz için yeterli bir delil değildir.
Şu anda ülke olarak Rusya ile olan gergin ilişkiden dolayı, bunun sonucu hakkında endişeli bir bekleyiş var. Öncelikle biliyoruz ki ülkeler arası ilişkiler dostluklar üzerinden değil, çıkarlar üzerinden yürür. İkinci bir husus, ülkeler arasında daimi dostluk veya düşmanlıktan söz edilemeyeceğidir. 
Çünkü çıkarların niteliği zamana göre değişir. Bu konuları bu köşede birkaç yazı şeklinde okurlarımla paylaşmak istiyorum. Bir örnekle yazı dizisine başlamış olalım:
1939 Martı’nda Çekoslavakya’nın parçalanması sıralarında Stalin, verdiği beyanatta kabahati Batılılara yükledi ve Sovyetler’le Almanya arasında ihtilafı mücib bir nokta bulunmadığını söyledi. Bu beyandan biraz sonra da 3 Mayıs’ta, Yahudi aslından olan Hariciye Komiseri Litvinof’un yerine Molotof’u getirdi. 
Böylece Stalin, Nazi Almanya’sına yaklaşmak arzusunda olduğunu endirekt olarak izhar etti. Bundan sonra alt kademelerde görüşmeler başladı ve 23 Ağustos tarihli anlaşmaya varıldı.
Avrupa’da Eylül 1939’da harbin başlaması üzerine 4 Kasım 1939’da Amerika’nın tarafsızlığını ilan eden Roosevelt, 3 Eylül 1940’ta muharip bir devlet olan İngiltere’ye 50 adet eski destroyer verdi. Hile-i şeriye olarak da İngiltere, bunların karşılığında, Amerika’ya kira ile askeri üsleri emanet etti.