Bursa Hakimiyet

Terörü tırmandıran sebepler

20.yüzyıla girerken bütün dünyayı yağmalayıp kontrol altına sokmuş, yeryüzü haritalarını masa başında çizen, coğrafyayı düzenleyen Batı vardır.
Samuel Huntington, Batı’nın üstünlüğünü şöyle ifade eder:  Batı dünyaya fikirlerinin, değerlerinin ya da dininin yüceliğinden dolayı değil, bilakis en sistematik şiddet kullandığı için hâkim olmuştur…”
Batı’nın yükselişinin sadece biz Müslümanların, Türklerin değil, bütün Doğu’ya, Afrika’ya ve Batılı- Beyaz- Hıristiyan olmayan insanlara ödettiği ağır bir bedel vardır ve devam etmektedir. Gelişmelerden anlaşılıyor ki Batı, Ortadoğu’da yeni bir bedel tahsilatı için kolları sıvadı. Bu yeni ve karmaşık bir süreç. Ne Afganistan ne Irak’la bir benzerliği yok.
Aslında her şey Arap baharıyla başladı. Bahar buz kesti… Şiddet olayları helezon dalgaları gibi Libya, Mısır, Yemen, Suriye’yi kapsadı ve Türkiye’ye dayandı. Oslo görüşmelerinin sızdırılması, Gezi Olayları, 17-25 Aralık kumpası, Mit Tır’ları, paralel yapının hükümet darbesi…
Türkiye, 35 yılı aşkın devam edegelen terör belasından kurtulmak için yeni bir hamle yapmıştı. Bütün siyasi sorumluluğunu üstlenen dönemin Başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanı Erdoğan “çözüm süreci” projesini başlattı. Silahlar susacak, barış, özgürlük ve zenginlik olacaktı. Türkiye’nin bu potansiyeli vardı. Gerçekten silahlar susmuştu, ta ki 7 Haziran seçimlerine kadar.
Çok gergin bir atmosfer içinde 7 Haziran seçimleri yapıldı ve hükümet 258 milletvekili çıkarabilmişti. Tek başına hükümet bitmişti. Muhalefet partileri dâhil bütün muhalif gruplar ve dış dünya bundan çok umutlandı, AK Parti eriyordu, bu durdurulamazdı. Bu algı veSuriye’deki gelişmeler terörün azmasının nedeni olmuştur.