Bursa Hakimiyet

Toplum ve eşitlik kavramı

Hiçbir toplum mutlak anlamda eşdüzeyli ve eşitlikçi değildir. Toplumsal karar alma zorunluluğu, buna yönelik mekanizmaların az veya çok, sıradan kişilerin dışına çıkmasına neden olur ve kendi içinde bir iktidar alanı yaratır. 
Değişimin ürettiği denge ve norm oynamalarını muhatap almak, bunları toplum açısından “yanıtlamak” da iktidar alanına düşer. Bu iktidar alanını sadece siyasi ve iktisadi olarak değil, zamanın ruhuna uygun olarak sosyal, kültürel ve hatta entelektüel olarak tanımlamak mümkündür. Böylece zamana ve mekana bağımlı olarak her toplum, kendi iktidarı üzerinden ve sahip olduğu zihniyete uygun olarak değişimi bir biçimde “normalleştirmeye” çalışacaktır.
Bu normalleştirme çabası genellikle iç tutarlılığı olan bir anlama ve açıklama önermesi olarak ortaya çıkar. Kısaca “ideoloji” denen bu anlam dünyalarının fazla üzerine gidilmeyen, çünkü herkesçe paylaşılan önkabulleri vardır. 
Ortak bir zihniyetten yola çıkılması, yapılan önermenin herkes tarafından kabul edilmesini sağlar. Böylece toplum içinde farklı çıkarlar ve hedeflere sahip kişi ve gruplar bulunsa da, ideolojiler çoğu zaman bunların hepsini kucaklayan çerçeveler sunabilirler. Ortak bir zihni temelden yola çıkılmış olması, yapılan önermeyi de mantıklı ve gerçekçi kılacaktır.
İdeolojiler temel olarak iki amaca yönelik işlev görürler. Birincisi var olan düzene ilişkindir. Genelde karşımıza çıkan, söz konusu düzenin “doğruluğunu” ima eden yaklaşımlardır. 
Ancak aynı şekilde, yaşanan düzenin “yanlışlığından” hareketle kendi doğrusunu öneren ideolojiler de olacaktır. Çünkü belirli bir ideolojinin ortaya çıkması siyaseti ister istemez ideolojik plana taşır ve ideolojik bir alternatifi anlamlı kılar.
Son kertede ideolojiler yaşanmakta ve muhtemelen yaşanacak olanı meşru ve gayri meşru kılmak üzere işlevselleştirirler. Bu iddiayı sürdürebilmek için ise, kendi anlayışlarını evrensel hale getirirler. Öyle ki, her ideoloji neredeyse tüm insanlık için doğru olanı anlatmaya heveslenir. Oysa her ideoloji kaçınılmaz olarak belirli bir zihniyetin içinden üretildiği için tarihsel ve zihni göreceliğe mahkumdur.
E. Mahçupyan. Batı’yı Anlamak Profil. Yay.