Bursa Hakimiyet

Toplumsal kalkınma ve ahlaki değerler

Modern toplumu çıkmaza sokan en temel sorunun; Siyasal, sosyal, ekonomik olmaktan çok ahlaki olduğu artık gün gibi aşikar. Ahlaki dayanaklardan yoksun bir toplumun ayakta durması mümkün değildir.
“Tarihin sonu” tezinde Francis Fukuyama, toplumların kalkınmasının ve gelişmesinin temelinde güven duygusunun yattığını belirtir, güven duygusu olmadan sosyal refahın sağlanamayacağı kanısını taşır ki doğrudur. Sosyalleşme güven duygusuna bağlı olarak gelişir.
Modern insan yalnız insandır. Yalnız insan hep  endişe ve korku içindedir, sosyal değildir. Deniz feneri gibi ücrada yaşarlar. Sivil toplum içinde olmak aynı zamanda sosyalleşmektir. Yeter ki içinde bulunulan sivil toplum katı ideolojinin mahkumu olmasın. Katı ideolojiye/ideolojilere mahkum bir sivil toplum içinde olmak yalnızlığı yalnızlarla paylaşmaktır .
Siyasal anlamı içerisinde modernite “devlet”le “toplum”un; diğer bir ifadeyle sivil toplumun “kamusal alanı” ile “özel alan” şeklinde ayrışmasından oluşur. Sorun burada yaratılması gereken yeni paradigma üretmenin temelini teşkil eder. Zira “sivil” toplum” olma süreci yeni bir sosyal/siyasal ilişki ve örgütlenme biçimi olduğu kadar,eş anlamlı olarak Batılı insanın medeni olma/modernleşme sürecinin yeni ve seküler tarihini kapsar.
Başarılı bir sivil toplum, bireylerin alışkanlıkları, adetleri ve ahlaki değerleri üzerine bina edilir. Çünkü sivil toplum kendine özgü değerleri ve bilgileri kuşaklar boyunca birbirine aktaran bireyin daha geniş bir toplumda yaşaması için gerekli nitelikleri sağlayan aile kurumu üzerine inşa edilir.
Fukiyama’ya göre “sosyalleşmenin gelişmesinde ve toplumsal refahın yaygınlaşmasında asıl itici güç kültürdür. Bu nedenle toplumların geçmişten tevarüs ettikleri kültürel değerlerini yaşatmak için büyük çaba sarf etmeleri gerekir.
Akılcı yaklaşımlar ve pozitif değerler yalnız başına çözüm olamazlar, bunun yanında mutlaka ahlakın ve manevi değerlerin de bulunması esastır.
“Çağdaş dünyadaki tüm ekonomik faaliyetler, bireyler tarafından değil, yüksek düzeyde sosyal işbirliğini gerektiren organizasyonları  tarafından yerine getirilir: Modern demokrasinin işleyebilmesi için sosyal değerlerle ahlaki değerlerin birlikte yaşaması gerekir. Alışkanlıklara dayalı, karşılıklı, ilişkiler ahlaki yükümlülükler, topluma karşı görev ve güven gibi değerlerle bezenmiş olmalıdır.