Bursa Hakimiyet

Türkiye’nin yakın gelecekte meselesi

Princeton Üniversitesi “ İleri Çalışmalar Ensitütüsü”nden Prof. Freeman Dyson bir hatırasını şöyle sözlerle dile getiriyor: “İkinci Dünya Savaşı öncesinde, İngiltere’de genç bir üniversite öğrencisiyken, İngiltere’nin en parlak zihinlerinin fizik ve kimya gibi zor bilimlere sırtlarını döndüklerini fark etmiştim. 
Bunun finans ve bankacılıktaki bol kazançlı kariyerler için yapıyorlardı. Bir önceki nesil elektrik ve kimya tesisleri kurarak ve yeni elektromekanik makineler icat ederek, zenginlik meydana getiriyorken, yeni nesil diğer insanların paralarını okşamaktan ve yönetmekten keyif alıyordu. Bu İngiltere’nin gerilemesinin işaretinden başka bir şey değildi. Dağılmak üzere olan bir bilimsel temele sahip olursa, İngiltere bir dünya gücü olma statüsünü koruyamazdı.”
Prof. Dyson bilahere sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bunu hayatımda iki kez görüyorum. Princeton Üniversitesi’nin en parlak zihinleri artık fizik ve matematikteki zor problemlerle mücadele etmiyorlar, yatırım bankacılığı gibi kariyerlerin içine çekiliyordu. 
Yine bunu, bir milletin liderlerinin artık milletlerini büyük yapan buluşları ve teknolojileri destekleyemediklerinde oluşan bir gerileme işareti olduğunu düşünüyorum.” İşte Türkiye’nin bugünkü meselesi bu ve benzeri hususlardır.
Türkiye’nin bir diğer meselesi, ekonomisinde hâlâ toprağa dayalı üretim biçiminin yanında paraya dayalı ve bilgiye dayalı üretim biçimleriyle üçlü bir yapı ortaya koyuyor olması. Bu bağlamda Türkiye hem sanayi ekonomisi hem de bilgi ekonomisi alanlarına yönelik stratejik planlama yapmalıdır.
Diğer bir husus, çocuklarımıza matematik ve yabancı dil alanında yeterli bilgiyi veremediğimiz gerçeğidir. Yani çocuklarımıza matematik ve yabancı dil öğretemiyoruz. Liseden iyi bir matematik ve yabancı dil bilgisiyle mezun ettiğimiz gençlere üniversitede fizik ve kimyayı çok rahat bir şekilde kısa sürede öğretiriz. Ayrıca ezberciliğe dayalı eğitim sistemini terk ermeliyiz.
Bir diğer husus işletme büyüklüğü meselesi. Japonya’da işletmelerin %99.7’si kobilerden oluşmaktadır. Geleceğin işletmelerinde küçük, esnek ve bilgi akışının yoğun olduğu yerler olacak. Türk insanı küçük sanayi işletmesi hususunda bir hayli becerikli, güçlü ve Türkiye’nin bu alanda birikimi var.