Bursa Hakimiyet

Türkiye’ye kurulan tezgahlar

7 Haziran seçimleri, seçim tarihimizin en şaibeli seçimi olmuştur. Ne trafoya kedi girdi, ne ışıklar söndü ama oylar firesiz hatta fazlasıyla HDP’nin oldu. Agik’ten ses çıkmadı, merkez medyadan gık çıkmadı. Bunu basite almadan üzerinde çokça düşünmemiz lazım gelir.
Kılıçdaroğlu, seçim öncesi “HDP silahlı elemanlarını diker, kendi oylarına sahip çıkar” mealinde bir açıklamada bulunmuştu. Uygulama açıklama paralelinde gerçekleşti. “Altı milyon seçmenin oyunu aldık” diye meydan okuyan HDP sözcülerine kucak açan yine merkez medya. Bir zamanlar Kürtçe şarkı söyleyen Ahmet Kaya’yı, attığı manşetle linçin eşiğine getiren merkez medya bugün neyin peşinde ciddi bir merak konusu. Aslında bu merakın cevabı/ cevapları veya şimdilik söylenemiyor. 
İstanbul gibi bir ilde 500 bine yakın oy geçersiz sayılırken Doğu ve Güneydoğu illerinin köylerinde bir tek fire oy yok. Hatta fazlası var. Bazı sandıklarda kullanılan, geçerli sayılan ve tamamı HDP’ye verilmiş oylar, o beldede bulunan seçmen sayısından fazla. Mesele anlaşıldı mı?
Doğu-Güneydoğuda seçmenin hür iradesi tecelli etmemiştir. HDP yöneticileri ne derse desinler. Bunun böyle olduğunu cümle alem biliyor. Daha doğrusu böyle olacağı biliniyordu.Ak Parti muhaliflerinin “sandığa sahip çıkmak, güvenliği  sağlamak iktidarın görevidir” dediğini duyar gibiyim. Doğru ama iktidar partisi, bu güvenliği sağlamaya kalksaydı “ Polis ve Jandarma baskısı uygulanıyor” diye feryadı basacaklardı. En çok bağıran da malum medya olacaktı. Türkiye’yi dünyaya jurnal etmek için iyi bir fırsat doğacaktı.
 İşin aslı şu: Türkiye’nin elini kolunu bağlamak istiyorlar. Son iki yıllık gelişmeler ,Türkiye’ye kurulmak istenen tezgahların işaretlerini fazlasıyla görüyoruz. İngiltere, Almanya, ABD, Fransa, İsrail ve derin Avrupa içimizden devşirdikleri yandaşlarıyla planlarını uygulamaya sokmaya çalışıyorlar. Çevremizdeki gelişmeler sıradan gelişmeler değildir.
Çevremizdeki gelişmeleri hiçbir şey olmuyormuş gibi milletin gözünden uzak tutmak için günlerce saraydaki bardakları gündeme sokan ve gündemde tutanlar gün gelecek yaptıklarının hesabını vermek durumunda kalacaklardır.