Bursa Hakimiyet

Vekalet savaşının Türk-Kürt boyutu

İran’da siyaset ve ekonomi devlet içindeki farklı güçlerin ellerinde bölünmüş durumda. İran’da siyaset Ruhani’nin elinde değil, Devrim muhafızlarının elinde. İran’da gerçekte iki farklı devlet var. Biri gözüken devlet ki Devrim Muhafızları tarafından yönetiliyor.
Ekonominin kullanımı da güçlerin arasında paylaşılmıştır. İran ekonomisinin yüzde 40’ından fazlası Devrim Muhafızları ve Kudüs ordusu olarak anılan Sipah Pastaranın, yüzde 30’u dini lider Ali Hamaney’in, yüzde 30’u da Ruhani’nin elinde.
İran’da Hamaney yasaların bile üzerinde. Yolsuzluk ise sistemden kaynaklanmıyor. Hamaney’e bağlı Hatemül Enbiya Karargahı, İran’ın en büyük kurumu ve direkt Hamaney’e bağlı. Bu kurum yılda 30 milyar dolar örtülü ödenek kullanıyor. Bu örtülü ödenekten PKK’ya ne kadar gidiyor bilinmez.
Suudi Arabistan ve İran arasında yaşandığı varsayılan ancak Rusya’nın bire bir müdahalesiyle kabuk değiştiren vekalet savaşında Türkiye için önemli olan Kürt meselesi öne çıkıyor.
Zira Ruhani’nin iktidara gelmesiyle başlayan Tahran- Moskova flörtü, Türkiye’de PKK meselesinin çözüm sürecine rağmen palazlanmasının başladığı döneme işaret eder. Suriye’deki gelişmelerle birlikte PKK’nın İran ve Rusya’dan aldığı destekle Türkiye’de eylemlerini artırmasının realitede Kürt meselesiyle uzaktan yakından ilgisi olmadığını, İran ve Rusya’nın şekillendirmeye çalıştığı enerji haritasıyla ilgili olduğunu cümle alem biliyor.
Hatırlanacak olursa, Türkiye, Irak Kürdistan yönetimiyle doğalgaz anlaşmalarını tamamladı. Erbil Kerkük’ten gaz aktarımı için çalışmalarına hız verdi.
Türkiye’nin hedefi 2017’de enerji çeşitliliğini artırmak iken Rusya ve İran’ın hedefi ise bu bölgeleri istikrarsızlaştırarak gaz piyasasını da elinde tutmak, zira bütçe planlamaları Suudi Arabistan’ın 27 dolar seviyesine çektiği petrol fiyatlarını kaldırabilecek esneklikte ve güçte değil. Ayrıca İran ve Rusya gaz temin ettiği ülkelerin kendilerine yönelik siyasi manevralarını da kontrol altında tutmak isterler.
Öte yandan Mesut Barzani’nin 2015 Aralık’ta Türkiye ziyareti öncesi Suudi Arabistan’ı da ziyaret etmiş olması dikkatle izlenmesi gereken bir husus.
Çünkü bu ziyaret sırasında Suudi yönetimi, ekonomik krizle ve siyasi kumpaslarla boğuşan İKBY yönetimine mali destek sözü vermişti. Buna karşı İran, bölgedeki ekonomik istikrarsızlığı derinleştirmek için diğer Kürt muhalefet liderlerine destek olup Barzani yönetimine karşı kışkırtıyor. İran’ın PKK’ya verdiği destek yine bu politikanın bir parçası.