Bursa Hakimiyet

Yassıada’da yargılanan hoca

27 Mayıs harekâtından sonra Yassıada’ya götürülen Hoca, Demokrat Parti’nin aleyhinde şahitlik yapması içi büyük bir tazyik altında bırakılır. “Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor!” sözüyle tarihe geçen Salim Başol’un her sorusuna “Bilmiyorum efendim. Hatırlamıyorum efendim!” diyerek cevap verir. Sabrı taşan mahkeme, bütün bir ilim aleminin, karşısında saygıyla eğildiği hocaya sert sert baktıktan sonra şöyle bağırır:
Hoca hoca! Siz ki hafızasının kuvvetiyle dünyaca meşhur bir adamsınız! Nasıl bilmezsiniz, nasıl hatırlamazsınız?..
Tabii ki Mükrimin Halil Bey, Salim Başol’un bütün çirkin sözlerini, taciz edici laflarını sineye çeker, prensiplerinden taviz vermeyen bir karakter abidesi olarak ihtilalcilerin karşısında dik durmasını bilir.
Tarihçi Mithat Sertoğlu, “İstanbul’un Üç Fikir Loncası ve Mükrimin Halil Yınanç Hocamıza Dair Bazı Hatıralar” başlığıyla yayımladığı makalenin sonunda sözü Yassıada mahkemesine getiriyor, ezcümle şunları söylüyor:
“Bir gün beni dairede ziyarete gelmişti. Kalktım, el öperek yer gösterdim. Her zamanki adetine aykırı olarak dört saat kadar oturdu. Birçok olaylardan, pek değerli hatıralardan bahsetti.
Bazılarından ve bu arada tanıklık için götürüldüğü Yassıada heyetinin önünde gördüğü muameleden acı acı yakındı. Hakikaten ben de o gün orada tesadüfen dinleyici olarak bulunmuş ve çok hürmet ettiğim bu dünya çapındaki büyük alimimizin radyo vasıtasıyla ve bütün dünya karşısında maruz kaldığı nalayık muameleden dolayı derin bir hüzün ve elem duymuştum. Ancak, bu olaya benim de tanık olduğumu bilmesini istemedim. Hocamız ise aynı şeyleri hatırlamanın vermiş olduğu üzüntü ile bakışları nemli ve sesi titrek olarak:
Evladım dedi.  Ben gençliğim dahil, bütün ömrümü kütüphanelerde ve kitapların arasında geçirdim. Dost sohbetlerinden başka eğlence ve avunma bilmedim. Hayatımı sadece öğrenmek ve öğretmekle geçirdim. Başka hiçbir emelim olmadı. Karşılığında ise mükafatım pek acı oldu.”
Düşünmek ve bilmek
İnsanlar, şeyler düşündüklerini düşünürler ve aynı zamanda şeyler bildiklerini düşünürler. Keşke düşündükleri şeyi bilip bilmedikleri ve bildiklerini düşündükleri şeyi bilip bilmedikleri üzerinde de biraz kafa yorsalar.