Bursa Hakimiyet

Yeni Cumhurbaşkanlık Sarayı veya Aksaray

Son günlerin tartışma konusu Yeni Cumhurbaşkanı Sarayı. Erdoğan karşıtları akıllarına ne geliyorsa söylüyorlar. Kimi maliyetini yüksek buluyor, kimi odalarını çok görüyor, kimi kaçak diyor, velhasıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı nasıl sıkıştırırız ve dolayısıyla AK Parti’den nasıl kurtuluruz hesabı içindeler.
Günümüzde dahi,Osmanlı saraylarını dünyanın en büyük ve pahallı sarayları olduğunu öne sürenlerin  yazanların olduğunu düşünürsek yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı için söylenenleri makul karşılamak gerekir. Her toplumda niye karşı olduğunu bilmeden karşı olanlar vardır, ama bizdebunlar çoktur. Çünkü bizdeki istemezüklerin tarihselliği vardır. Yeni Sarayda Erdoğan değil de Ekmelettin Hoca oturmuş olsaydı bu söylentilerin hiçbiri olmazdı. Demek istediğim kimse bildiğinden konuşmuyor karşı gelecek işte ,bahanesi hazır bin odalı saray ne işe yarayacak.
Tarihselliği var dedim bizim istemezüklerin. Geçmişte açılan geniş caddelere ,birinci Boğaz köprüsü’ne, Marmaray’a, hava limanlarına, duble yollara, otobanlara karşı çıkmadılar mı,hala karşı çıkmıyorlar mı?
Sarayın maliyetine takanlar, AK Parti iktidarından önce batan bankaları, devletin iç borçlanma faizlerine ödediği parayı hiç anmıyorlar. Oysa Türkiye, 90’lı yıllarda siyaset ve ekonomide en karanlık yıllarını yaşamıştı. Batan bankalar, yüksek faizle borçlanan hazine. Kamu ekonomisinde müthiş bir faiz yükü vardı. Bu çöküş 1993 yılından itibaren hızlanarak artmıştır.
Bütün 90’lı yıllar boyunca yapılan borçlanma, her yıl net iç borç stokunun yüzde 50’sini aşan bir hızla sürdürülmüş ve iç borç stokunun milli gelire oranı 2001 yılına gelindiğinde milli gelirin yüzde 68’ini bulmuştur. İç borç faiz ödemelerinin, gayri safi milli hasılaya oranı 90’ların başında yüzde iki civarındayken bu oran 2001 yılında yüzde 22’ye yükselmiştir. Öte yandan iç borç faiz ödemeleri, vergi gelirlerinin yüzde 120’sine denk gelmekteydi.
Türkiye, bütün bu yükleri AK Parti iktidarıyla birlikte atmaya gayret etti ve bu anlamda da ciddi mesafeler kat etti. Yeni Türkiye’nin doğuşu Ak Parti iktidarında sağlandı. Yapılan duble yollar, hastahaneler, üniversiteler, enerji yatırımları, derslikler, öğrenci bursları, çıkarlarını korumaya yönelik dış politika uygulaması yeni Türkiye’dir. Geçmişte batan bankalara yapılan kıyaklarla birkaç tane Cumhurbaşkanlığı Sarayı inşa edilirdi. Bu zatlar konuşmadan önce biraz düşünsünler yeter.